Dünya

Tek Taraflı Bir Yakınlığın Anatomisi: Parasosyal İlişkiler

@dilaramelisayaman
Bugün
4 dk okuma
—

Bizi hiç tanımayan biri nasıl bu kadar tanıdık gelebiliyor? Parasosyal ilişkilerin yarattığı yakınlık hissine yakından bakıyoruz.

Hayatımızda hiç karşılaşmadığımız biri hakkında çevremizdeki pek çok insandan daha fazla şey biliyor olabiliriz. Sabah kahvesini nasıl içtiğini, çocukluğunda neler yaşadığını, hangi konuda hassas olduğunu, sevgilisinden ne zaman ayrıldığını ya da geçen yıl neden zor bir dönem geçirdiğini öğreniyoruz. Giderek sesine alışıyor, esprilerini tahmin etmeye başlıyor, hayatındaki insanları isimleriyle tanıyoruz. Başına güzel bir şey geldiğinde seviniyor, kötü bir haber aldığında üzülüyor, beklemediğimiz bir şey söylediğinde ise sanki gerçekten tanıdığımız biri bizi hayal kırıklığına uğratmış gibi hissedebiliyoruz.

Oysa bütün bunlar olurken o kişi büyük ihtimalle bizim varlığımızdan bile haberdar değil.

Yine de onu sabah hazırlanırken izliyor, işe giderken podcast'ini dinliyor ya da yıllardır verdiği röportajları takip ediyoruz. Hayatlarımız hiç kesişmese bile onun hayatı yavaş yavaş bizimkinin içine karışıyor ve ekrandaki bir yabancı, gündelik hayatımızın en tanıdık yüzlerinden birine dönüşüyor.

Tek taraflı olmasına rağmen oldukça gerçek hissedilen bu yakınlığın uzun zamandır bir adı var: parasosyal ilişki.

“Parasocial interaction” kavramı ilk kez 1956 yılında sosyolog Donald Horton ve Richard Wohl tarafından ortaya atıldı. İkili, televizyon ve radyo gibi kitle iletişim araçlarının izleyicide medya figürleriyle karşılıklı bir ilişki içindeymiş hissi yaratabildiğini fark etmişti. Ekrandaki kişi kameraya bakıyor, doğrudan bize sesleniyor ve hayatından parçalar anlatıyordu. Biz de onu düzenli olarak gördükçe yüzüne, sesine, mimiklerine ve davranışlarına alışıyor, farkında olmadan ona yakınlık hissediyorduk. Ortada karşılıklı bir ilişki olmasa da bizim tarafımızda kurulan bağ oldukça gerçek olabiliyordu.

Elbette Horton ve Wohl bu kavramdan bahsettiğinde TikTok, YouTube vlogları ya da üç saatlik podcast bölümleri yoktu. Bugünse medya figürleriyle aramızdaki mesafe çok daha küçük görünüyor. Bir influencer sabah bizimle hazırlanıyor, bir YouTuber yeni evine taşınırken bütün süreci kaydediyor, bir podcast sunucusu çocukluğundan kalan bir güvensizliğini anlatıyor. Ardından aynı kişiyi market alışverişini gösterirken ya da arkadaşlarıyla çıktığı tatilden paylaşım yaparken görebiliyoruz. Hayatının bu kadar farklı anına tekrar tekrar dahil olduğumuz birini tanıyormuş gibi hissetmek için artık onunla gerçekten tanışmamız gerekmiyor.

Bir süre sonra hayatındaki gelişmeler de bir arkadaşımızın hayatında olup bitenler kadar tanıdık gelmeye başlıyor. İlişkilerini, kariyerindeki değişimleri, sevdiği şeyleri ya da yıllardır anlattığı küçük hikayeleri hatırlıyoruz. Bütün bunlar aramızdaki mesafeyi giderek küçültürken değişmeyen tek şey, bu yakınlığın yalnızca bir yönde ilerlemesi.

Yakınlık Hissi Nerede Başlıyor?

Parasosyal yakınlığın en ilginç taraflarından biri, bu tanıdıklığın kolayca “onu gerçekten tanıyorum” hissine dönüşebilmesi. Birini yüzlerce saat izlediğimizde nasıl tepki vereceğini, nelerden hoşlandığını ve hatta nasıl biri olduğunu bildiğimizi düşünmeye başlayabiliyoruz. Bu yüzden yıllardır takip ettiğimiz biri beklemediğimiz bir şey yaptığında yalnızca şaşırmıyor, gerçekten hayal kırıklığına uğrayabiliyoruz. “Bu hiç ona göre değil” derken aslında hiç tanışmadığımız biri hakkında oldukça kişisel bir yargıda bulunuyoruz.

Oysa ne kadar uzun süredir takip ediyor olursak olalım, bildiğimiz kişi hala bize gösterilen kişi. Bu, onun sahte olduğu anlamına gelmiyor çünkü gerçek hayatta da kendimizin her yönünü herkese göstermiyoruz. Sosyal medyada gördüğümüz hayat da ne kadar samimi görünürse görünsün, o hayatın yalnızca bize açılan kısmından oluşuyor. Bir insan hakkında çok şey bilmekle onu gerçekten tanımak arasındaki çizgi de tam burada bulanıklaşmaya başlıyor.

Buna rağmen ilişkinin tek taraflı olması, hissettiğimiz duyguları daha az gerçek kılmıyor. Yıllardır dinlediğimiz bir podcast sona erdiğinde ya da çocukluğumuzdan beri takip ettiğimiz bir sanatçıyı kaybettiğimizde yalnızca o kişiye değil, onun eşlik ettiği hayat dönemimize de veda ediyoruz. Üniversite yolunda dinlediğimiz podcast, zor zamanlarda açtığımız YouTube kanalı ya da belirli bir yaz boyunca dinlediğimiz sanatçı zamanla kendi anılarımıza karışıyor. Karşımızdaki kişi bizi hiç tanımamış olsa bile onun ürettikleri de geçmişimizin bir parçasına dönüşüyor.

Bu yakınlık beraberinde güveni de getirebiliyor. Yıllardır takip ettiğimiz birinin önerdiği ürün, sıradan bir reklamdan farklı hissettirebiliyor çünkü karşımızdaki kişi artık bize tamamen yabancı gelmiyor. İçerik üreticisiyle izleyici arasındaki mesafe küçüldükçe arkadaş önerisiyle reklam arasındaki sınır da bulanıklaşabiliyor.

Yine de parasosyal ilişkileri yalnızca sosyal medyanın yarattığı bir problem olarak görmek eksik kalır. İnsanlar sosyal medyadan önce de televizyon sunucularına, müzisyenlere, yazarlara, oyunculara ve hatta kurgusal karakterlere yakınlık hissediyordu. Bugün değişen şey, bu yakınlığın kendisinden çok bu insanların hayatımıza ne kadar sık ve ne kadar kişisel anlarla dahil olduğu.

Belki de parasosyal yakınlığı ilginç kılan tam olarak bu çelişki. Birinin sesini bazı arkadaşlarımızdan daha sık duyabilir, hayatındaki gelişmeleri akrabalarımızdan daha yakından takip edebilir ve onun hakkında şaşırtıcı derecede fazla şey biliyor olabiliriz. Hissettiğimiz yakınlık da bizim tarafımızda son derece gerçek olabilir. Ancak yakın hissetmekle yakın olmak, birini bilmekle onu tanımak aynı şey değil.

Ekranlar bu ayrımı fark etmeyi giderek zorlaştırıyor. Hiç tanımadığımız biri zamanla rutinlerimize, anılarımıza ve hayatımızın belirli dönemlerine eşlik eden tanıdık birine dönüşebiliyor. Belki de parasosyal ilişkilerin asıl tuhaflığı bu yakınlığın sahte olmasında değil, bizim için gerçekten var olan bir bağın karşı tarafta hiç başlamamış olmasında yatıyor.

DM

Dilara Melisa Yaman

@dilaramelisayaman

Discussion

Giriş Yap Yorum yapmak için giriş yapın.

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.