Bir Taş Nasıl Kimliğe Dönüşür
Kylie Jenner'ın Viral Taşlı Pastasının Pazarlamacı Bakış Açısıylarıyla İnceleme ve İnsanların Neden Dahil Olduğu ve Viral Olma Sebebi

Bir Taş Nasıl Kimliğe Dönüştü?
Kylie Jenner'ın taşlarla süslenmiş kutlama pasta tasarımı sosyal medyada paylaşıldıktan kısa süre sonra yalnızca bir pasta olmaktan çıktı. İnsanların benzer taşları telefon kılıflarına, bilgisayarlarına, tabletlerine, bakım maskelerine, kozmetik ürünlerine ve günlük kullandıkları birçok eşyaya uygulamaya başladı. Çok kısa bir süre içerisinde bireysel bir tasarım fikri, milyonlarca kullanıcının kendi yorumunu eklediği bir sosyal medya akımına dönüştü. Devamında markalar ve ajanslar da bu trendin içerisinde kendilerine yer açmak için hızlıca harekete geçti.
Peki neden insanlar bu akıma dahil oldu?
Çünkü insanlar yalnızca ürün satın almaz; bir kimlik de satın alırlar. Burada duyguların pazarlamaya etkisini net bir şekilde görüyoruz. Sosyal medyada ortaya çıkan akımlar, bireylere kendilerini belirli bir grubun parçası olarak gösterme fırsatı sunarken aynı zamanda o topluluk içerisinde yer edinme çabasını da beraberinde getiriyor. Bir akıma katılmak, yalnızca popüler olanı tekrar etmek anlamına gelmiyor; kişinin kendi tarzını, zevklerini ve ait olduğu sosyal çevreyi göstermesinin de bir yolu haline geliyor.
Bu tür sosyal medya akımlarına kendini ifade etmeyi seven, sosyal medyada görünür olmayı ve büyümeyi önemseyen, estetik trendleri yakından takip eden kullanıcılar çok daha hızlı dahil oluyor. Özellikle sosyal medyada aktif olan ve gündemi yakından takip eden kullanıcılar, yeni bir trend ortaya çıktığında onu kendi içeriklerine uyarlayarak hem topluluğa dahil oluyor hem de görünürlüklerini artırabiliyor. Böylece trend, kullanıcılar arasında yalnızca tüketilen değil, yeniden üretilen bir kültüre dönüşüyor.
Pazarlama açısından bakıldığında ise viral akımların gücü burada ortaya çıkıyor. Markalar için bu tür trendler, tüketiciyle aynı gündemi paylaşmanın ve onların kullandığı iletişim diline dahil olmanın önemli bir fırsatını yaratıyor. İnsanlar ürünü değil, o ürünün temsil ettiği hissi, aidiyeti ve bazı durumlarda statüyü paylaşıyorlar. Bir markanın akıma doğru zamanda dahil olması da onu yalnızca reklam veren bir marka olmaktan çıkarıp içinde bulunulan kültürün bir parçası haline getirebiliyor.
Basit bir taş parçasının kişinin kendini anlatma biçimine dönüşebildiğini tekrar tekrar gözlemliyoruz. Viral akımların asıl gücü, insanlara yalnızca “ne tüketmeleri gerektiğini” değil, kendilerini nasıl konumlandırabileceklerini de göstermesinde yatıyor.