Dünya

New York’un İçinde 300 Yıl Öncesinde Yaşayan İnsanlar: Hasidikler Kim?

@esratekin
Dün
4 dk okuma

New York’un kalbinde, modern dünyaya direnen bir topluluk yaşıyor: Hasidikler. Peki onları bu kadar tartışmalı yapan ne?

New York deyince aklınıza gökdelenler, sarı taksiler, Times Square ve elinden telefonunu düşürmeyen milyonlarca insan geliyor olabilir.

Peki size bu şehrin tam ortasında internetten, televizyondan ve modern popüler kültürden mümkün olduğunca uzak yaşayan insanların bulunduğunu söylesem?

Üstelik yüzyıllar önce şekillenmiş geleneklerini bugün hâlâ koruyorlar.

Hayır, bir film sahnesinden bahsetmiyorum.

New York'tan bahsediyorum.

Ve bu insanların adı: Hasidikler.

Son günlerde Türk YouTuber Ruhi Çenet'in Hasidikler üzerine hazırladığı video, oldukça kapalı olan bu topluluğu yeniden dünyanın gündemine taşıdı. Sosyal medyada birçok kişi aynı soruların peşine düştü:

Hasidikler kim? Neden böyle yaşıyorlar ve Amerika'da neden bu kadar tartışılıyorlar?

New York'un içindeki başka dünya

Hasidiklik, 18. yüzyılda Doğu Avrupa'da ortaya çıkan Ortodoks Yahudiliğin içindeki dini ve mistik bir hareket.

Bugün özellikle ABD ve İsrail'de önemli Hasidik topluluklar bulunuyor. New York çevresindeki bazı mahallelerde ise bu yaşam biçimini sokakta bile açıkça görmek mümkün.

Siyah kıyafetler, şapkalar, sakallar, bazı gruplarda yanlardan bırakılan saç bukleleri ve kadınlarda daha kapalı giyim…

İlk bakışta insanın aklına ister istemez şu geliyor:

“Ben yanlışlıkla geçmişe mi ışınlandım?”

Fakat bu kıyafetler yalnızca geleneksel bir görünüm değil. Dini kimliğin ve topluluğa bağlılığın önemli bir parçası.

Instagram yoksa hayat nasıl yaşanıyor?

Hasidiklerin en dikkat çekici özelliklerinden biri modern teknolojiye yaklaşımları.

Bazı Hasidik topluluklarda internet, televizyon ve akıllı telefon kullanımı ciddi şekilde sınırlandırılıyor. Bunun temel nedeni ise modern dünyanın değerlerinin ve içeriklerinin dini yaşamlarını etkilemesini mümkün olduğunca engellemek.

Biz telefonumuzun şarjı yüzde 10'a düştüğünde bile paniğe kapılırken, onların derdi telefonun ne kadar şarjının kaldığından çok hayatlarında ne kadar yer kapladığı.

Çünkü Hasidik anlayışta dış dünyadan gelen her şey yalnızca “yeni bir teknoloji” olarak görülmüyor. Beraberinde farklı yaşam tarzlarını, düşünceleri ve değerleri de getirebileceği düşünülüyor.

Bu nedenle teknoloji mümkün olduğunca kontrol altında tutuluyor.

Aile ve evlilik anlayışları da farklı

Hasidik toplumunda aile oldukça önemli bir yere sahip. Bazı Hasidik ailelerin kalabalık olması da bunun bir sonucu.

Çocuk sahibi olmak yalnızca bireysel bir tercih olarak değil, dini ve toplumsal hayatın devamlılığı açısından da önemli görülebiliyor.

Evlilik konusunda da modern flört kültüründen oldukça farklı bir yapı var. Bazı Hasidik topluluklarda aileler ve topluluk içerisindeki aracılar eş seçiminde rol oynayabiliyor.

Bizim dünyamızda “Story'sine cevap verdi, sonra üç gün mesaj atmadı” gibi son derece ciddi (!) ilişki problemleri yaşanırken, Hasidik dünyada evlilik çok daha geleneksel bir çerçevede ele alınabiliyor.

Elbette bütün Hasidikler aynı şekilde yaşamıyor. Farklı grupların kuralları ve modern dünyayla ilişkileri birbirinden değişebiliyor.

Peki Amerika neden tepki gösteriyor?

İşin en tartışmalı kısmı burası.

Sosyal medyada zaman zaman “Amerikalılar Hasidiklerden nefret ediyor” gibi genellemeler yapılıyor. Ancak gerçek bundan çok daha karmaşık.

ABD'de Hasidik topluluklara yönelik eleştiriler özellikle eğitim, kamu kaynakları, toplumsal entegrasyon, kadınların konumu ve bazı dini uygulamalar üzerinden yapılıyor.

Özellikle bazı Hasidik okullarında çocuklara verilen laik eğitimin yeterliliği uzun süredir tartışma konusu.

Eleştirmenler, çocukların dini eğitimin yanında matematik, fen ve İngilizce gibi alanlarda da yeterli eğitim almaları gerektiğini savunuyor. Hasidik toplulukların savunucuları ise kendi eğitim sistemlerinin dini kimliklerini korumak için gerekli olduğunu düşünüyor.

Dolayısıyla tartışma yalnızca dinle ilgili değil.

Asıl soru şu:

Ailenin ve dini topluluğun özgürlüğü nerede başlıyor, devletin sorumluluğu nerede devreye giriyor?

Nefret başka, eleştiri başka

Burada önemli bir ayrımı yapmak gerekiyor.

Bir insanın yalnızca Yahudi olduğu için hedef alınması antisemitizmdir ve meşru bir eleştiri değildir.

Ancak Hasidik toplulukların belirli uygulamalarını eleştirmek otomatik olarak Yahudi düşmanlığı anlamına gelmez.

Bir eğitim sistemini, toplumsal yapıyı veya kadınların konumunu tartışmak başka; insanların dini kimliğinden dolayı onlardan nefret etmek bambaşka bir şey.

İnternet ise bu ayrımı bazen birkaç saniyede ortadan kaldırabiliyor.

Asıl ilginç olan ne?

Belki de Hasidikleri ilginç yapan şey modern dünyadan tamamen uzak olmaları değil.

Modern dünyanın tam ortasında kendi dünyalarını kurmaları.

New York'ta insanlar yapay zekâ kullanıyor, sosyal medyada hayatlarının her anını paylaşıyor ve sürekli değişen dünyaya ayak uydurmaya çalışıyor.

Onlar ise yüzlerce yıllık geleneklerini mümkün olduğunca korumaya çalışıyor.

Bir tarafta sürekli değişen modern dünya…

Diğer tarafta ise:

“Biz böyle kalacağız.”

diyen bir topluluk.

Belki de Hasidiklerin hikâyesi bize yalnızca onları değil, kendimizi de sorgulatıyor.

Çünkü mesele aslında sadece “Hasidikler neden böyle yaşıyor?” sorusu değil.

Değişen dünyaya ayak uydurmak mı özgürlük, yoksa kendi değerlerini koruyabilmek mi?

Belki de bu yüzden New York'un ortasındaki bu küçük dünya, sandığımızdan çok daha büyük bir tartışmanın kapısını aralıyor.

Kaynakça

ET

Esra Tekin

@esratekin

Discussion

Giriş Yap Yorum yapmak için giriş yapın.

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.