Teknoloji

Telefon Bağımlılığı: Kaçtığımız Şey Gerçekten Ne?

@esratekin
Dün
5 dk okuma

Cebimizde taşıdığımız telefon, bazen dünyaya açılan kapımız değil; dünyadan kaçışımızdır. Peki, kaçtığımız ne?

Her gün elimizden düşürmediğimiz telefonlar, yalnızca iletişim kurduğumuz cihazlar mı, yoksa gerçek hayattan kaçmak için kullandığımız modern sığınaklar mı? Bu yazıda telefon bağımlılığından eskeypizme, beynimizin ödül sisteminden dikkat ekonomisine uzanan görünmez bir döngüyü ele alıyorum. Belki de asıl sorgulamamız gereken, telefonda ne kadar zaman geçirdiğimiz değil; telefonu neden elimize aldığımız.

Telefon Bağımlılığı

Sabah gözümüzü açtığımızda ilk baktığımız, gece uyumadan önce son kez kontrol ettiğimiz şey çoğu zaman telefonumuz. Bir mesaj, birkaç bildirim, kısa bir video… Derken “sadece beş dakika” diye başlayan bir ekran yolculuğu saatler sürebiliyor.

Telefon artık yalnızca iletişim kurduğumuz bir araç değil. Sıkıldığımızda, üzüldüğümüzde, yalnız kaldığımızda veya düşünmek istemediğimizde sığındığımız küçük bir kaçış kapısı.

Asıl soru ise şu:* *Telefonu gerçekten biz mi kullanıyoruz, yoksa telefon bizi kullanmayı mı öğrendi?

Eskeypizm Kavramı

Eskeypizm, en basit haliyle gerçeklikten uzaklaşma ve zihinsel olarak başka bir dünyaya sığınma isteğidir.

İnsan bazen hayatın ağırlığından birkaç dakikalığına uzaklaşmak ister. Bir film izlemek, kitap okumak, oyun oynamak ya da müzik dinlemek bunun sağlıklı yolları olabilir.

Çünkü kaçmak her zaman kötü değildir.

Bazen zihnin nefes almaya ihtiyacı vardır.

Sorun, kaçışın hayatın kendisinin yerine geçmesiyle* *başlar.

İnsan Doğası ve Kaçış

İnsan zihni rahatsız edici duygularla karşılaştığında onları çözmek yerine onlardan uzaklaşmayı seçebilir.

Yalnızlık can sıkıyorsa telefona bakarız. Kaygılıysak sosyal medyada geziniriz. Kendimizi başarısız hissediyorsak başkalarının hayatlarını izleriz. Bir şeyleri düşünmek istemiyorsak kulaklığımızı takıp dünyayı sustururuz.

Böylece sorun ortadan kalkmaz.

Sadece birkaç saatliğine görünmez olur.

Ve insan zihni, işe yarayan her kaçış yolunu tekrar kullanmaya oldukça meyillidir.

Ölçü ve Kaçış

Burada mesele telefon kullanmak değil, telefonun hayatımızdaki işlevi.

Bir şey bizi dinlendiriyorsa sağlıklıdır. Fakat bizi gerçek hayattan sürekli uzaklaştırıyorsa, üzerinde düşünmemiz gereken bir noktaya gelmişiz demektir.

Çünkü bazen “dinleniyorum” dediğimiz şey aslında sadece hissetmekten kaçmaktır.

Eskeypizmin Kötüye Kullanılması

Kaçış, dozunda olduğunda zihne mola verir. Fakat kaçış sürekli hale geldiğinde gerçek hayatla aramıza görünmez bir duvar örmeye başlar.

İnsan sorunlarını çözmek yerine ekranı açar.

Sıkıntısını anlamak yerine kaydırır.

Yalnızlığını kabul etmek yerine başkalarının hayatlarına bakar.

Ve zamanla sessizlik dayanılmaz hale gelir.

Çünkü sessizlik geldiğinde insan, kaçtığı düşüncelerle yeniden karşılaşır.

Beynin Ödül Sistemi

Telefonların bu kadar etkili olmasının arkasında yalnızca irade eksikliği yok. Beynimizin ödül sistemi de bu döngünün önemli bir parçası.

Yeni bir bildirim, beğeni, mesaj veya ilgi çekici bir video küçük bir merak ve ödül hissi yaratabilir. Beyin ise “Bir sonraki ne?” sorusunun peşine düşer.

Bir video daha.

Bir kaydırma daha.

Bir bildirim daha.

Bu döngünün en tehlikeli tarafı, ne zaman biteceğinin belli olmamasıdır. Sonsuz kaydırma, zihne sürekli yeni bir ödül ihtimali sunar.

Telefon böylece cebimizde duran bir cihaz olmaktan çıkar.

Dikkatimizi isteyen bir makineye dönüşür.

Modern Bağımlılık Makineleri

Geçmişte bağımlılık denildiğinde akla belli başlı maddeler veya davranışlar gelirdi. Bugün ise cebimizde taşıdığımız cihazlar, bizi mümkün olduğunca uzun süre ekranda tutacak şekilde tasarlanmış dijital dünyaların kapısını açıyor.

Kırmızı bildirimler, otomatik oynayan videolar, sonsuz içerik akışı, kişiselleştirilmiş öneriler…

Hepsinin ortak bir amacı var:

Dikkatimizi mümkün olduğunca uzun süre içeride tutmak.

Dijital Dünya ve Dikkat Ekonomisi

Bugünün internetinde en değerli şey para bile olmayabilir.

Dikkatimizdir.

Çünkü dikkat verdiğimiz yerde zaman geçiririz. Zaman geçirdiğimiz yerde ise reklamları, içerikleri ve ürünleri görürüz.

Bu nedenle sosyal medya platformları yalnızca içerik sunmaz. Aynı zamanda dikkatimizi yakalamaya çalışır.

Ve burada tuhaf bir rekabet başlar:

Biz, dikkatimizin sahibi olduğumuzu düşünürüz.

Platformlar ise dikkatimizin peşindedir.

Dijital Kaçışın Sonuçları

Sürekli kaçışın bedeli yalnızca kaybedilen zaman değildir.

Dikkat süremiz parçalanabilir. Sıkılmaya karşı tahammülümüz azalabilir. Gerçek hayattaki küçük anlar bize eskisi kadar heyecan vermeyebilir.

Daha da önemlisi, kendi zihnimizle baş başa kalmak zorlaşabilir.

Oysa insanın kendisini tanıyabilmesi için bazen hiçbir şey yapmadan oturabilmesi gerekir.

Telefon elimizden düştüğünde geriye ne kalıyor?

İşte asıl mesele burada başlıyor.

Uyanış ve Değişim

Çözüm telefonu hayatımızdan tamamen çıkarmak değil.

Çözüm, telefonun hayatımızdaki yerini yeniden belirlemek.

Bazen bildirimleri kapatmak.

Bazen telefonu başka bir odada bırakmak.

Bazen yürürken müzik dinlememek.

Bazen sıkılmaya izin vermek.

Ve en önemlisi, kaçmak istediğimizde kendimize şu soruyu sormak:

“Ben şu anda gerçekten dinlenmek mi istiyorum, yoksa hissetmek istemediğim bir şeyden mi kaçıyorum?”

Bu sorunun cevabı, düşündüğümüzden çok daha fazlasını değiştirebilir.

Sonuç ve Mesaj

Telefon kötü değil. Teknoloji düşmanımız da değil.

Asıl tehlike, onu hayatımızdan kaçmak için kullandığımızı fark etmemek.

Çünkü insan sürekli kaçtığı şeylerden uzaklaşırken, bazen farkında olmadan* *kendisinden de uzaklaşır.

Belki de bugün yapabileceğimiz en cesur şey telefonu birkaç dakikalığına kenara bırakmak ve sessizliğe bakmak.

Bildirim yok.

Kaydırma yok.

Başkasının hayatı yok.

Sadece biz varız.

Ve belki de uzun zamandır ilk kez, kaçmadan kendi hayatımızın içinde duruyoruz.

Çünkü bazen gerçeklerden kaçmayı bırakmak, hayatı yeniden yaşamaya başlamanın ilk adımıdır.

KAYNAKÇA

Telefon bağımlılığı ve ödül sistemi

Eskeypizm / dijital kaçış

Sosyal medya ve bağımlılık döngüsü

ET

Esra Tekin

@esratekin

Discussion

Giriş Yap Yorum yapmak için giriş yapın.

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.