İnsan Ne ile Yaşayamaz?

İnsan sevgi olmadan yaşayamaz.

Aslında başlığın çok yakın benzeri olan "İnsan Ne İle Yaşar" adında L. Tolstoy'un muhteşem bir eseri bulunmakta. Her insanın hayatında bence en az bir kere okuması gereken bir eser. İçerisinde hayat dersi tadında altı adet öykü bulunuyor.

Peki insanın ne ile yaşadığı hakkında bilgi edinebiliyorsak ne ile yaşayamayacağı hakkında nasıl bir yol izlemeliyiz? Sanırım bunu yaşayarak tecrübe edinmemiz gerekiyor. Çünkü bu doğrudan öğrenilebilir bir içeriğe sahip değil. Yaşayarak, unutmayacağımız bir içeriğe sahip.


En basitinden yola çıkalım önce. İnsan ilk olarak haksızlıkla yaşayamaz. İnsanlar doğuştan ve yaşama gereği bir çok hakka sahiptirler. Bunlar devredilemez ve vazgeçilemez haklarımızdır. Hayatta kalmak için bunları kullanmaya mecburuz. Kendi haklarımızın üzerinde bizden başka insanlar söz sahibi olamaz. Eğer yeme, barınma, korunma, özgür düşünce gibi temel haklarımız veya emek karşılığı olan haklarımız başkaları tarafından ihlal edilirse, yok sayılırsa burada haksızlığa uğramış oluruz. Ve hakkımız olanı alana kadar bunun mücadelesini vermeliyiz.

İnsan güven problemiyle yaşayamaz. Tüm hayatında sürekli olarak bir şeylerden şüphe duymak, bu şüphelerin doğruluğunu veya yanlışlığını düşünürken içeirsine girmiş olduğu stres belirli bir zaman sonra psikolojik rahatsızlıklara yol açabilmektedir. Günümüzde yaşayan çoğu insan bu problemle karşı karşıya hattta bu problem o kadar benimsenmiş ki hayatımızın rutin bir parçası haline gelmiş durumda. Bunun sonucu ise koskocaman bir yalnızlık. Yalnızlık ne kadar da ağır bir kelime halbuki. Ama modern çağın en yaygın ve tedavisi kesin bir reçeteye bağlı olmayan bir hastalık.

Ve yaşayamayacağımız bir diğer durum ise aşırı düşünmek, bir diğer deyişle ise overthinking durumu. Hayatımızdaki her şeyi ama her şeyi aşırı düşünüyoruz. En ince detaylarına kadar hem de. Buna gerek var mı? Bazen evet bazen hayır. Zaten işin püf noktası ne zaman evet ne zaman hayır olacağına karar verebilmekte.

Daha yazılacak tonlarca mevzu bulunmakta. Lakin en temel noktaların bana göre bunlar olduğunu dile getirmek istiyorum. Her ne olursa olsun bu kadar çok karmaşa ve stresin içerisinde kısacık hayatımızı güzel yaşamaya çalışalım yine de.