Dikkatim Eksik Değil, Sadece Benim Değil!
ADHD dikkatin yokluğu değil; dikkatin istenen yere akmaması, başlama zorluğu ve hyperfocus arasında yaşanan görünmez bir mücadeledir.

Üç saattir aynı paragrafa bakıyordum. Düzenlemem gereken bir yazı var ve yapmam gereken çok kolay ancak bir türlü bitmiyordu.
Aynı zamanda o gün yapılacaklar listemi iki kez yeniden düzenledim, yarım kalan bir podcast'i bitirdim, telefonda rastgele videolar izledim ve mutfağı temizledim. Ama o paragraf — hâlâ oradaydı. Bekliyor, suçlayarak bakıyordu.
Dikkat eksikliği diyorlar buna ancak ben artık bu tanıma inanmıyorum.
Çünkü dikkatim eksik değildi o gün. Aksine her yerde ve her şeydeydi — sadece istediğim yerde değildi.
ADHD'li olmak, tembel olmak değil. Motivasyon eksikliği de değil. En çok yoran tarafı da zaten bu: İstiyorsun. Gerçekten istiyorsun. Ama beynin o "başla" sinyalini bir türlü ateşlemiyor. Sanki arabaya biniyorsun, anahtarı çeviriyorsun — motor ses çıkarıyor ama araç hareket etmiyor.
Dışarıdan bakan birisine göre bu tembelliktir. Yaşayana ise inanılmaz bir çabadır.
Bir de şu var: hyperfocus. ADHD'n
in kimsenin pek konuşmadığı, neredeyse gizli kalmış diğer yüzü. Bazen bir şey seni öyle bir yakalar ki — saatler geçer, fark etmezsin. Acıkmayı unutursun. Dışarıdaki havanın karardığını fark etmezsin. O an için hiçbir çaba gerekmez, çünkü dikkat oraya akmak istiyor zaten. İsteyerek değil — kendiliğinden akıp gidiyor.
Ve işte bu ikisi arasında gidip geliyorsun her gün. Ya hiç odaklanamıyorsun, ya da durduramıyorsun kendini. Dua ediyorsun sınavdan önceki gün aşırı odaklanayım da çalışıp son tekrarlarımı yapayım diye.
İnsanlar genellikle "daha organize ol", "listeni yap", "telefonu bırak" diyor. İyi niyetle söylüyorlar tabii ki de bunları. Ama bu öneriler, gözlüğü olmayan birine "daha dikkatli bak" demek gibi. Sorun bunları yapmamakta değil, yapamamakta.
Ben de uzun süre kendimi suçladım. Öğretmenlerim beni ebeveynlerime şikayet ediyorlardı ortaokulda ve lisede: Neden derste renkli kalemlerle yazıyor, oynuyor, neden bu kadar çok kalemi var? neden neden... Neden bu kadar zorlanıyorum, neden herkes dersi güzelce dinleyebiliyorken ben yapamıyorum diye ben de sorguluyordum. Sonra anladım ki karşılaştırdığım insanların beyinleri farklı çalışıyor. Ben farklı bir işletim sisteminde, onların yazılımlarını çalıştırmaya çalışıyorum. Şimdi ilaç kullanıyorum odak süremi geliştirmek için egzersizler yapıyorum. Hayat hâlâ zor, yalan söylemeyeyim. Ama bir şey değişti:artık kendime farklı sorular soruyorum. "Neden yapamıyorum?" yerine — "Şu an beynimin neye ihtiyacı var?" diyorum.
Küçük bir fark gibi görünüyor. Ama bu sorunu yaşayan kişi için her şeyi değiştiriyor. Umarım siz de bunu okuduktan sonra ADHD'lilere karşı farklı bir bakış açısı geliştirirsiniz.