Amerikan Hastanesi Sanat Ve Teknolojiyi Bir Araya Getirdi

Amerikan Hastanesi, Glamly adındaki yaratıcı ajansla birlikte, sponsor olduğu Contemporary İstanbul için önemli bir projeye imza attılar.


Amerikan Hastanesi 

Amerikan Hastanesi, 1920 yılında Amiral Mark Lambert Bristol tarafından kurulan, Koç Holding’e bağlı Vehbi Koç Vakfı Sağlık Kuruluşlarıyla birlikte çalışan kâr amacı gütmeyen özel bir hastanedir. Şu anda Nişantaşı'nda bünyesinde 232 hasta odası, 36 yoğun bakım yatağı, 12 ameliyathanesi, 161 poliklinik odası, 46 gözlem yatağı ve 19 kemoterapi ünitesi bulunup, hizmet vermektedir.


Glamly Ajansı 

Markalara, insanların sık sık kullandıkları mecralar doğrultusunda çözümleri tasarlamaktadır. Sosyal medyadan,  yaratıcı dijital projelerden influencer çözümlerine;, website tasarımlarından medya planlamasına kadar pek çok alanda kreatif ve hedef odaklı çözümler sunmaktadır. 


Contemporary İstanbul

Contemporary Istanbul, Tersane İstanbul’da gerçekleşen, 2006 yılında kurulan bölgenin önde gelen sanat fuarı ve dünyanın dört bir yanından sanatçıları, galerileri ve koleksiyoncuları birbirine bağlayan önemli, sanatın geleceğine yön veren bir platformdur. 


Amerikan Hastanesi Ve Glamly’nin Merak Uyandıran Projesi Nedir?

Amerikan Hastanesi,  Glamly ile birlikte yapay zeka teknolojisinden yararlanılarak yapılan görsel bir projeyi hayata geçirdi. Amerikan Hastanesi ve Glamly, ‘’Pathart’’ adı verilen hastalıklı dokuların mikroskobik görüntülerini sanatsal çağrışımlarla kullanılmasını uygulayarak sanat, sağlıkı ve teknolojiyi birleştiren yaratıcı bir çalışma gerçekleştirdi. Bu çalışmasıyla da bugüne kadar yapay zekadan yararlanarak çalışma üreten Türkiye’deki ilk sağlık markası olarak tarihe geçti.  

Bu projenin başlangıç noktası ise insanlara ve onların hücrelerindeki sanatsal görüntülere dayanıyor. Temelde proje, ünlü Meksikalı ressam ve rahim hastalıkları bulunan Frida Kahlo’nun rahim hücrelerinden, kulağını feda eden Van Gogh’un kulak hücrelerinden, Katalan kökenli ressam ve psikolojik rahatsızlığı bulunan Salvador Dali’nın beyin hücrelerine ve ‘’Salvador Dali’nin beyin hücrelerine bakışı nasıl olurdu’’ sorusundan ilham aldı. Bu hücrelerdeki sanatın büyük sanatçıların gözünden nasıl olduğunu tasarıma dönüştürmek için Midjourney denilen bir yapay zeka algoritması kullanıldı.  Projede, sanatçıların hastalıkla başa çıkmaya çalıştığı hücrelerine sanatsal bir bakış açısı getirildi. Böylelikle ortaya geçmişle geleceği bir araya getiren ve insan bedeninin muhteşemliğini ortaya koyan sanat eserleri çıktı.