Türkiye ve Türkiye’nin A Milli Kadın Voleybol Takımı 

Voleybol, siyaset, spor, Milli Takım, kadın ve Türkiye.

Milli Kadın Voleybol takımımız tarihinde ilk kez FIVB Ligi’nde Milletler şampiyonu oldu. Daha sonra ise Avrupa Şampiyona’sında Sırbistan, Polonya ve İtalya gibi dünyanın en iyi takımlarını bir bir yenerek 2 Eylül’de Avrupa şampiyonu ünvanını kazandı ve Dünya sıralamasında birinci sıraya yerleşti. Böylece Milli Takımımız, Filenin Sultanları, 2023’te Dünya’nın en iyi kadın voleybol takımı oldu. 

Bu başarıyı, hakkıyla nasıl yazabileceğim üzerine çok kafa patlattım. Spor aşkı ve vatanseverlikten başka bir şeyler vardı burada çünkü. Bu şampiyonluğun ne anlama geldiğini ve bu kadınların neye karşı savaştıklarını anlatmak istedim. Artık İtalya’da yaşayan Smaçör Ebrar Karakurt’un Brüksel’de okunan İstiklal Marşı sırasında ağlaması, Libero Gizem Örge’nin “Baba, ben buradayım. Türkiye tarih yazarken ben buradayım.” demesi, smaçör İlkin Aydın’ın “Bu şampiyonluğu Türk kadınına armağan ediyoruz. Hür yaşadım. Hür yaşarım.” dediği  röportaj, set aralarında izlediğimiz  Vestel reklamı, Kaptan Eda Erdem’in maç sayısında ağlayarak servis kullanması, Santarelli’nin Erik Dalı ve Vargas Havayollarını anlatmak istedim. 

Çünkü bence şampiyonluğu bunlardan ayrı kazanmak ve anlatmak imkansızdır. (Erik dalı dahil)

Santarelli ve  Guidetti

Sanırım 2023’ün başından, eski baş antrenör Giovanni Guidetti’nin gidişiyle Daniele Santarelli’nin takıma gelişinden başlamamız gerekiyor. 

Giovanni Guidetti 2008’den beri Vakıfbank’ın Voleybol takımında baş antrenör olarak görev aldı ve Vakıfbank’ı 4 kez FIVB Kadınlar Dünya Kulüpler Şampiyonu yaptı. 2013 yılında eski milli voleybolcu Bahar Toksoy’la da evlendi ve Anadolu’yu şehir şehir dolaşarak kız çocuklarına ve Türkiye voleyboluna büyük emekler verdi. 

2017 yılında Milli Takımın baş antrenörlüğe getirilen İtalyan antrenör yönetiminde takım, Avrupa Şampiyonası'nda 2017’de üçüncü, 2019 yılında da ikinci olmuştur. 2020 yılında yeniden Olimpiyatlar'a katılma şansı elde eden milli takım Tokyo Olimpiyatları'nda çeyrek finalde Güney Kore'ye elenerek Olimpiyat beşincisi olmuştur. 

Bu maçı hepimiz hatırlıyoruzdur. Mahvolmuştuk. 


2021 Avrupa Voleybol Şampiyonası’nda üst üste 4. kez çıktığımız yarı finalde Sırbistan’a 3-1 yenildik. 2022 Dünya Voleybol Şampiyonası'nda ise çeyrek finalde ABD'yi geçemeyip Dünya sıralamasında 7. sıraya gerileyince, gözler İtalyan baş antrenöre dönmüştü. Ve Guidetti’nin yaptığı “İnsanlar bizim Ferrari olduğumuzu düşünüyor. Ama biz çok iyi bir Mercedes’iz. Ve çok iyi bir Mercedes bir Ferrari değildir. Sen hâlâ temelde harika bir arabasın ama bir Ferrari değilsin.” açıklamaları, haklı olarak, çok tepki toplamıştı. 

Savunma Bakanı, Gizem Örge

Burada libero Gizem Örge ile Giovanni arasındaki ilişkiden bahsetmek gerekiyor. Kimse gerçek sebebin ne olduğunu bilmese de, Gizem Örge’nin  Vakıfbank’tan Fenerbahçe’ye sevkinde ve 6 yıl boyunca milli takımdan uzak kalışında Giovanni’nin söz hakkı olduğu net bir gerçek. Gizem Örge, Giovanni komutasındaki milli takımda neden oynamadığı sorulduğunda “Ben milli takımdan davet almıyorum, arkadaşlar. Alsam, milletime böyle hizmet etmekten daha fazla istediğim bir şey yok.” diyerek tam 6 yıl geçirdi.

2023 yılının başlarında Sırbistan’ın baş antrenörlüğünü yapan Santarelli ile Türkiye’nin baş antrenörlüğünü yapan Guidetti yer değiştirdi. Sırbistan’ın başına geçen Guidetti’nin yaptığı: “İlk defa Olimpiyat finallerine gidebileceğim bir takımı çalıştıracağım.” açıklamasıyla milli takımımızı hiç Ferrari seviyesinde görmediği ve bunca sene o seviyeye getiremeyeceği ön kabulüyle çalıştığını itiraf etmiş oldu. 

Guidetti yıllardır Türkiye’de oyuncu yetiştiriyor. Zehra Güneş, Hande Baladın, Ebrar Karakurt, Elif Şahin hatta Cansu Özbay, her ne kadar  “Mercedes” de olsalar, sonuçta onun elinde büyüdü. Giovanni’nin Türk voleyboluna yaptığı katkılara denilecek bir laf yoktur, dilimiz varmaz. Zira Sezar’ın hakkı Sezar'a. Ancak hiçbir şey beni fotoğraf seçimlerimle minör intikamlar almaktan alıkoyamaz. 


Vargas Havayolları

Melissa Vargas 1999 Küba doğumlu. 1.94’lük boyu ve 76’lık kilosuyla sahalarda kasırga gibi esen, arşın oradan smaçlar vuran bu kadın, 2017’de geçirdiği sakatlıktan sonra yaptığı “Özel bir kurumda tedavi görmek durumunda kaldım.” açıklaması yüzünden, 12 yaşından beri oynadığı Küba milli takımından 4 yıl men edildi. Sığınmacı statüsüyle İsviçre’ye giderek orada bir süre oynadıktan sonra 2021 yılında Türkiye vatandaşlığına geçerek, Malatyalı oldu. 


Eda Erdem, Vargas’ın bize ilaç gibi geldiğini söylerken haksız değil. Oynadığı 8 maçta tam 125 sayı alarak kendi başına 5 set kazandıran Vargas, Milletler Ligi’nde MVP seçildi. Avrupa Şampiyona’sının final maçında tam 41 sayı aldı. İki turnuvada da rüya takımında yer aldı. İsveç'e karşı oynanan maçta 112 km hızındaki servis ile Tijana Boskovic’e ait olan 111.4 km/h’lık servis hızı rekorunu kırdı. 

Türk milleti, Neslihan Demir’imsi hırsı, karizması ve sempatikliğiyle, kendi ülkesinin sahip çıkmadığı bu oyuncuyu bağrına bastı. Sahada, ekranda ve hikâyesiyle hepimizin ilgisini çeken bu oyuncunun, kendini milli takıma böyle adaması, Türkiye voleyboluna renk getirdi. Gururlandık. 


Santarelli Farkı

Şimdi de biraz erik dalı kralımızdan bahsedelim. 1981 doğumlu İtalyan baş antrenör, 2022 yılında Sırbistan’ı Dünya Şampiyonu yaptı. 2023’te Türkiye Milli Takım’ını çalıştırmaya başladı ve Gizem Örge milli takıma davet edildi.  Santarelli’yi bu turnuvalarda takip eden herkes, maç sonrası yaptığı açıklamaların neredeyse çoğunun kızların motivasyonu ve moralleri üzerine olduğunu bilecektir. Hep en yükseği hedefleyen, söylediği her şeyle, kızlara ne için savaştıklarını ve neden pes edemeyeceklerini hatırlatan, her oyuncusuna güleryüzle ve Giovanni’de yaşamadıkları bir güvenle yaklaşan Santarelli, maç sırasında da kızların (ve hepimizin) morali düşse bile sakin kaldı. Kızları bir Ferrari olarak gördüğünü belli etti. 


Örnek olarak Milletler Ligi’nde ABD ile yaptığımız maçtan iki kare paylaşıyorum buraya. 2021’de çeyrek finalde onlara yenildiğimiz için gergin bir maç oynuyorduk. Setlerde 2-1 üstünlüğümüze rağmen 4. sette bir anda kendisini toparlayan ABD maçı 5. sete götürmeye uğraşıyordu. Sayılar birbirine yaklaşırken Ebrar, iki kere blok yiyince, tarih tekerrür ediyor sandık. Giovanni’nin genel felsefesi Ebrar’ı oyundan almayı savunurdu, ama Santarelli onu maçta tuttu. Sakin olmasını söyledi. 



Bunun üzerine Ebrar kendini topladı. ABD’nin yüksek bloklarından smaçla geçemeyince çok akıllı bir plase attı. Ve sonra bize maçı getirecek bloğu yaptı. 

Finalde Çin’le karşı karşıya geldik. Son servisi kaptan, gözlerinde yaşlarla kullandı. Ve tarihimizde ilk defa milletler şampiyonu olduk. 

Gizem Örge, bu turnuvada en iyi libero seçildi. Melisa Vargas, bizim Malatyalı pasör çaprazımız ve Zehra Güneş, orta oyuncumuz, rüya takımında yer aldı. Santarelli’nin oyuncularının başarısına olan inancı ve güveni, sahada 7. bir oyuncu oldu sanki. Ateşledi hepsini. 

Zehra Güneş, bu şampiyonluğu Kahramanmaraş depreminde hayatını kaybeden Hatay Voleybol Kulübü oyuncusu Ceren Topal’a armağan etti. 

Böylece Avrupa Şampiyonası’na Dünya şampiyonu ünvanıyla başladık. 

Ebrar Karakurt Kudurtuculuğu

17 yaşından beri Milli Takımda oynayan, 2000 doğumlu Ebrar Karakurt, kariyerine başladığı andan itibaren hırsı, hevesi ve biraz deli hâlleriyle ilgiyi üstüne topladı. Türk insanı sever böyle sempatik insanları.  

2021’de sosyal medya üzerinden partneriyle birlikte paylaştığı bir fotoğraf sonrasında ise bu tersine döndü. Bazı yayın organları ve kişilerce, en hafif tabiriyle yanlış bir örnek olduğu neden olarak gösterilerek  milli takımdan atılması için kampanyalar başlatıldı. 

Aynı görüşten insanlar tarafından zaten bu baldırı çıplak oynanan sporun müslüman kadınlara yakışmadığını, kazandığımızda da şampiyonluğu, kupayı kabul etmedikleri bile dile getirildi, aklımızdan çıkmasın. 

2021’de Karakurt'a destek için Eda Erdem, Hande Baladın ve Naz Aydemir Akyol'un yanı sıra Demet Akalın ve yazar Yekta Kopan da gönderilerde bulundu. Türkiye Voleybol Federasyonu ise "Herkesin özel hayatı kendisine aittir." açıklamasında bulunarak Karakurt'un arkasında durdu.

Bir süredir İtalya liginde oynayan Karakurt, her ne kadar artık Türkiye’de yaşamasa da kendisini saklamaya hiç çalışmadı. Nasılsa öyle oldu. Başarısızlığını iple çeken herkese karşı milli takımın ilk 6’sında, kendisine yabancı bir pozisyonda bile olsa, herkesi ateşlemeye, kendi insanına rağmen, onlar için oynamaya devam etti. 

Hande Baladın, Kamuoyu ve Taciz Davası

Hande Baladın 1997’de doğdu. Altyapı senelerini Eczacıbaşında orta oyuncu olarak geçirdikten sonra, 2014’te smaçör oynamaya başladı.

Pozisyon değişiminden sonra 2017’de en iyi smaçör ünvanını kazanmayı başarması kolay bir şey olmasa da Baladın’ın Milletler Ligi’ndeki zayıf performansı ve kişisel hataları yüzünden kamuoyu ikiye bölünmüş durumdaydı. Bazıları “Aşk Kadın, Hande Baladın.” derken bazıları da her sahaya girdiğinde derin bir sabır çekti.  Açıkçası, ben de az sabır çekmedim. 

Milletler Ligi’nden önce Mustafa Neşeli isimli bir şahıs, Hande Baladın’ın yaptığı bir reklamdan “rahatsız olup” sosyal medya üzerinden kendisini tehdit eden paylaşımlar yapmış, “Antrenmana giderken arabanı tararım. Yüzüne asit atarım.” gibi söylemlerle Baladın’ın hayat güvenliğini sorgulattıktan sonra mahkemeye verilmişti. 


Şu tarihte Mustafa Neşeli’nin serbest bırakıldığını buraya yazmak, beni şaşırtmıyor. Elbette ki şaşırtmıyor. 

Ama Hande Baladın’ın Avrupa Şampiyonasındaki performansı ve yaptığı vatan savunmasıyla turnuvanın (tüm işleri manşet almak olan liberolar dahil) en isabetli manşet alan ikinci oyuncusu olması, kesinlikle şaşırtıyor. 

Evimin güvenli ortamında yaptığım tüm eleştirileri geri alıyorum Hande Baladın. Aşk kadınsın. 

Kaptan Eda Erdem

1987 doğumlu Eda Erdem Dündar, voleybol kariyerine 13 yaşında başladı. 18 yaşından beri Türkiye Milli Takımı formasını giyen orta oyuncumuz, 300’den fazla maçta görev almıştır. 

36 yaşındaki voleybolcunun, 18 yıldır verdiği emekleri için, şimdi bu gördüğünüz fotoğrafının heykeli Yoğurtçu Parkı'na dikilecek. 

Eda Erdem tek ayak hücumlarıyla rakibi darmadağın etti, tecrübesi ve zekasıyla sahada takımı bir arada tuttu, ateşledi. Ve bu sene  Türkiye’nin Milletler Ligi şampiyonluğu kupası ilk defa onun ellerinde yükseldi. 

2020 yılında Güney Kore’ye elenmemizle biten olimpiyat yolculuğumuzdan sonra, şimdi, Eda Erdem’in  “En büyük hedeflerinden biri olimpiyatlar.” Hep bizimle kalmasını istesek de Eda Erdem bir gün emekli olacak. 

O yüzden kızların yazdıkları bu hikâyenin yeri, bu yüzden Eda Erdem için apayrı.

Avrupa Şampiyonası

Turnuvayı anlatmadan önce ilk 6’da oynayan kızlarımızın çoğunun bireysel hikâyelerini anlatmanın bir önemli olduğunu düşündüm. Çünkü bence, sahadaki her kadının bu şampiyonluğu neden bu kadar istediklerini, neye karşı oynadıklarını bilmenin bir anlamı vardı.

Zor bir kura çekmiştik. Önümüzdeki Polonya, İtalya ve Sırbistan, hepsinin kendi yıldız oyuncularıyla Dünya’nın en iyi takımlarındandı.  Çeyrek finalde Polonya’yla karşı karşıya geldik. Takımın 202’lik boyuyla oynayan Stysiak’ı ile zorlu anlar yaşasak da 3-0’lık bir skorla yarı finale çıktık.

Yarı Final-İtalya

İtalya’nın elinde yıldız oyuncuları Egonu vardı. 

İlk seti İtalya alınca Filenin Sultanları turnuvada ilk defa setlerde yenik duruma düşse de ikinci sete çok güleryüzlü başladık. Taraftar ve takım birbirinden beslendi, Ebrar 4’ten yaptığı hücumları ve sportif öfkemizle ikinci seti hanemize yazdırdık. 3. sete de hızlı başladık, ancak Egonu’nun servis turuna denk gelince 2-1 geri duruma düştük. 

4. sete başladığımızda hepimiz tırnaklarımızı yiyorduk. Öyle bir gerginlik, öyle bir psikolojik savaş vardı ki daha önce hiç, milli takımda oynamadığıma böyle sevinmemiştim. Dördüncü seti 18-14 gibi bir skordan aldığımızda, sanki maçı almış gibi sevindik. Eğer maçı izlemediyseniz, rica ediyorum, 4. sette Ebrar’ın ace’inden itibaren, açın, izleyin. 

Pasör Elif Şahin son sette üst üste 8 servis kullandı ve biz 5. seti 15-6 aldık. İnanılmaz bir şey bu. Yabancı kaynaklar da “Hayatımızda böyle bir şey görmedik.” diye anlatıyor. Hepimiz maç boyunca 3 defa kalp krizi geçirdik, geri döndük, kazandık ve finale çıktık. 

Final Maçı - Sırbistan

Ve bilin bakalım finali kiminle oynuyorduk? Sırbistan. Giovanni Guidetti’li Sırbistan.

Sırbistan’ın elinde Guidetti’nin “Çalıştığım en iyi pasör çaprazı.” dediği Boskovic vardı. 

“Tabii, o hiç Melissa Vargas’la çalışmamıştı ki.”

Burada voleybol spikerimiz Mehmet Sevinç’e bir parantez açmam lazım çünkü turnuvalar boyunca bizimle birlikte heyecanlandı, gururlandı ve inanılmaz benzetmeler yaptı. “Melissa Vargas bir fırtına gibi esiyor! ABD’deki bir sonraki kasırgaya onun adı verilecek!” , “İnanılmaz şeyler oluyor!! Neler oluyor!!” , “Aman aman aman.”, “İÇERİDE!! İÇERİDE!! TOP İÇERİDE!! ACE ACE ACE!!” “EGONU DIŞARI VURDU!! DIŞARI VURDU TOPU!! EGONU DIŞARI VURUYOR TOPU VE MOLA MOLA!!” ve “BU SAYI! Michalengelo tablosu gibi bir sayı oldu!!” gibi söylemleriyle hepimizi güldürdüğü ve rahatlattığı için teşekkür ederiz. Sen de olmasan kardiyologların başına bela olurduk. 

Final maçı inanılmazdı. İki takım da mükemmel oynadı. İlk seti Sırbistan aldı, ikinci seti biz aldık ve üçüncü seti onlar aldı ve dördüncü seti biz aldık. 

Zehra Güneş, atakta yüzde yüzüyle oynadı, Cansu Özbay ve Elif Şahin karşı takımın bloklarını dağıtmak için her hücumu kullandı. 

Gizem Örge, zaferin giziydi, hata yapmadı, resmen saçını süpürge etti. 

Hande Baladın arka sahadan çok iyi toplar çıkarttı, Ebrar Karakurt attığı servisler ve 4’ten yaptığı ataklarla karşı takımı paramparça etti. Eda Erdem, herkesin elinden tuttu, en kritik yerlerde çok iyi smaçlar vurdu. 

Ve Melissa Vargas, maçın en skorer oyuncusu, tam 41 sayı aldı.

Şampiyon Olduk

Sadece Şampiyon olmakla kalmadık. Takımımızdan beş kişi de rüya takıma seçildi. Pasör Cansu Özbay, pasör çaprazı Melissa Vargas, libero Gizem Örge, orta oyuncu Zehra Güneş ve smaçör Ebrar Karakurt, pozisyonlarında Avrupa’nın en iyileri seçildi. 

Türkiye, Filenin Sultanları ve Son Söz

Bu yazıyı yazarken yaptığım araştırmalarda yabancı kaynakların yazdıklarını da okudum. Hatta, bu yazıyı bu kadar kapsamlı yazmamın bir sebebi de bu kaynaklardı. Çünkü ben bu turnuva sırasında, belki de çok içinde olduğumuz için, farkına varamadığım şeyleri onlar fark etmişti. 

“Polonya, İtalya ve Sırbistan, Türkiye’yle eşit ve hatta ondan daha uzun, daha tecrübeli ve daha iyi takımlardı. Ama hiçbiri bu şampiyonluğu Türkiye kadar istemedi. Hiçbirinin böyle bir hırsı, böyle bir taraftarı yoktu.”

İtalya ve Sırbistan’la oynadığımız iki maçta da geriden gelerek kazandık. Her iki maçı da 5. sette aldık. Türkiye’nin her yerinde insanlar maçları hep birlikte izledi. 

“Biz Voleybol Ülkesiyiz.” sloganıyla tek spor egemenliği karşısında bir isyan başladı sanki. Voleybol, erillik karşısında bir duruş oldu. Milli takımın, şampiyonluğu “Kahraman Türk kadınına” armağan etmesiyle, onlar için de, bizim için de savaştığımız şeyin sadece başka bir takım olmadığını anladık. 

Neslihan Demir, “Biz bu psikolojide kırılırdık.” diyerek kızların motivasyonlarının çok farklı bir seviyede olduğunu gösterdi bize. 

Böylece “Türk milletinin büyük millet olduğunu, bütün medeni alem, bir kere daha tanıyacaktır.” sözleri eşliğinde geçirilen set aralarıyla, şampiyonluğu gerçekten destekleyen kitle birleşti. Kadın voleybolu, laik Türkiye’nin bir sembolü oldu. 

O yüzden biz, bu şampiyonluğu hepsinden daha çok istedik. Sahadaki her kadının kendi hikâyeleri vardı. Ama hepsi birlikte, çok daha büyük bir şeye karşı savaşıyordu. Yapamazsınız diyenlere, yapmanıza izin vermeyiz diyen herkese karşı savaşıyordu.

Ve bu Türkiye’yle sınırlı olmadı. Orta Doğu’daki kadınlar, bizimle birlikte bu şampiyonluğu istediler. Kazandığımızda, onlar bizim gibi açıkça kutlayamasa da, kalplerinin, ruhlarının bizimle olduğunu sosyal medya üzerinden ifade ettiler. 

Yazı biraz uzun oldu, biliyorum, ama bu şampiyonluk, Türkiye’nin ve kadınlarının bağlamından sıyrılarak kazanılamaz ve anlatılamazdı.

Filenin Sultanları, teşekkür ederiz, bizi böyle gururlandırdığınız için. 

Ve size, teşekkür ederim, okuduğunuz için.