Gilmore Girls'in Sırrı Nedir?
Gilmore Girls, final bölümünün yayınlanmasının ardından 18 yıl geçmesine rağmen popülerliğini hala koruyor.
2000-2007 yılları arasında yayınlaşmış olan Gilmore Girls, final bölümünün yayınlanmasının ardından 18 yıl geçmesine rağmen popülerliğini hala koruyan sayılı dizilerden. Üstelik günümüzde hala popülerliğini koruyan çoğu eski dizi gibi bol entrikalı, maceralı bir dizi de değil.
Gilmore Girls, Lorelai Gilmore (Lauren Graham) ve kızı Rory Gilmore (Alexis Bledel) etrafında gelişen olayları anlatıyor ve aslında izleyici olarak anne-kızın yaşadıklarını izlemeye başladığımız dönemde ikilinin oldukça sıradan bir hayatı var. Stars Hallow adlı, sakinlerinin çoğunluğunu nev-i şahsına münhasır insanların oluşturduğu, herkesin birbirini tanıdığı kasabada yaşan, okula-işe giden, neredeyse orta gelirli her ailenin yaşadığı sakin rutin hayatı yaşayan bu ikili nasıl izleyicinin gönlünde taht kurdu?
Lorelai ve Rory’nin sıradan hayatı normal şartlarda pek çoğumuzun yaşadığı hayata benziyor. Ebeveyn işe gidiyor çocuk okula gidiyor hepimizin bir noktada tanıdığı bir hayat bu. Belki ortada "baba" figürünün olmaması sıradanlığı bozuyor olabilir ama hayatlarına anne-çocuk şeklinde devam eden ailelerin varlığı da göz önüne alınınca bu da pek sıra dışı bir gelişme değil. Dizide Rory başarılı bir öğrenci, Lorelai özel hayatı ve iş hayatını dengede tutabilen bir otel yöneticisi. Hayatlarında bir sorun patlak verse bile bunun kısa sürede düzeldiğini görüyoruz. Elbette evlerini ak karıncalar bastığında ya da yaşanan başka olaylarda Lorelai’ın ve Rory'nin düştüğünü görüyoruz ama ne kadar düşseler de sonunda kalktıklarını da görüyoruz. Bu da izleyici olarak bizlere ne yaşarsak yaşayalım her zaman bir çıkış yolu olduğunu tekrar tekrar hatırlatıyor. Dizide yıllar geçiyor, hastalıklar oluyor, iyileşenler oluyor, yaşanan felaketlerden sonra her şey kendini emekle toparlıyor. Bu yazdıklarım sizde diziyle ilgili dramatik bir çerçeve çizmesin çünkü başta da belirttiğim gibi öyle dramatik bir dizi değil. Aksine Lorelai’ın kıvrak zekâsı ve eğlenceli kişiliği Stars Hallow’un eğlenceli sakinleriyle birleşince dizi son derece renkli bir hal alıyor. Hayatın içinden olan bu anne-kızı eğlenceli ve bir nevi ev sıcaklığı olan bir yerden izliyoruz anlayacağınız.
Rory özellikle ilk sezonlarda emek vererek, çalışarak bir yerlere gelmenin, çalışmanın bir işe yaradığını bize gösteren bir karakter ve günümüz dünyasında bunun mümkün olduğunu dizide dahi olsa görmek izleyici olarak psikolojik rahatlama sağlıyor.
Herkesin birbirini tanıyıp aile gibi olduğu kasabadaki karakterleri izleyerek bir noktadan sonra siz de kendinizi bu aileden hissediyorsunuz ve kasabanın rutini diziyi izlerken kendinize rahatlatıcı bir alan oluşturmanızı sağlıyor. Lorelai’ın anne-babası olan Emily (Kelly Bishop) ve Richard (Edward Herrman) gibi genel olarak şanslı kabul edilen kesimdeki insanları da izliyoruz, Rory’nin yakın arkadaşı Lane (Keiko Agena) gibi idealleri için çabalaması gerekip çabalarının karşılığını alan karakterleri de görüyoruz.
Dizideki karakter gelişimleri zaman zaman duygulandırıcı, zaman zaman da hayal kırıklığına uğratıcı bir hal alıyor ve bu da hikayeyi günlük hayata daha da yaklaştırıp diziyi daha da benimsetiyor.
Hem hayatın içinden hem aile sıcaklığını veren bu dizinin izleyenlerinin büyük bir kısmının gönlünde taht kurup kafa dağıtmak istendiği zaman tekrar tekrar izlenmesine şaşırmamak gerek.