Japon Kültürü'nün Birbirinden Farklı Tarzda Gelenekleri

Eğer Japonya'ya gitmek isterseniz mutlaka bunları bilmelisiniz.

Kimilerimiz Anime kültürüyle kimilerimiz ise doğal güzellikleriyle Japonya'yı ya merak ediyor ya da biliyoruz. Hepsinden öte kendi gelenekleriyle daha da merak konusu olan Japonya, kendisini ön plana çıkarıyor.

Doğu Asya ülkesi olan Japonya ayrıca ismini "güneş" ve "köken" den alır.

Peki Japonya kültüründe farklı ve sıradışı neler vardır?

Tıpkı biz Türklerde olduğu gibi Japonlar da evlere ayakkabılarla girmiyorlar. Fakat bizden farklı olarak onlar tapınaklara ve restoranlara da girerlerken de ayakkabılarını çıkarıyorlar. Japonya’da bir mekanın dışında ayakkabı görürseniz, bilin ki o mekana girerken ayakkabılarınızı çıkarmak zorundasınız. 

Bize göre son derece olağan bir durum olan yürürken yemek yemek, Japonlar için bu son derece kaba bir davranış. Elbette bu zamanlarda çok fazla sert karşılanmıyor fakat yine de düşük sınıf davranışı olarak görülüyor.

Ohaguro olarak tanımlanan bu gelenek Japonya’da yüzyıllardır var olan bir alışkanlık. Diş boyanması ya da cilalanması olarak tanınan bu kültürü esasen evli kadınlar ve geyşalar uyguluyorlardı çünkü böyle olduklarında daha çekici olduklarını düşünüyorlardı. Tabi buna dipnot olarak dişleri çürük, vb. problemlerden koruduğuna da inanılıyor Ohaguro’nun. Gelenek gereği kadınlar, dişlerini balmumu ve mürekkep karışımı gibi maddelerle boyuyorlardı. Fakat bu durum, Japonya’yı Batı kültürüne yakınlaşmak amacıyla 19. yüzyılın sonlarından itibaren yasaklandı.

Geleneksel olarak Japonya'da her yıl Ochugen ve Oseibo olmak üzere iki tane hediye olayı bulunur. Ochugen yaz aylarında, yılın ortasında meydana gelmekte ve başkalarına minnettarlık göstergesi olarak hediyeler verilir. Oseibo aralık ayında gerçekleşir ve borçluluğun bir göstergesi olarak görülmektedir. Oseibo’da armağanlar normalde yemek veya alkolle ilgilidir. Aile üyelerine, yakın arkadaşlara ve iş arkadaşlarına verilir. Oseibo bir tür yükümlülük veya görev olan Japon Giri geleneğine göredir.

Yemek yedikten sonra çatal kaşık vb. şeyleri tabağın içine koymak normal bir durum gibi gözükse de Japonya da bu daha farklı algılanır. Eğer Japonya’da yemek molası verdiyseniz ve chopsticklerinizi de tabağın içine bıraktıysanız sizin bir cenazeniz var demektir çünkü bu Japonya’da sadece cenazelerde yapılıyor. Onun yerine chopstickleri tabağın yanına koymalısınız. Ayrıca biriyle yemeğinizi paylaştığınızda, chopsticklerle yemeği uzatmak değil, doğrudan paylaşmak istediğiniz kişinin tabağına yemeğinizi bırakmanız yeterlidir.

Japonya Türk kültürü gibi sevecen ve sıcakkanlı değillerdir. Temastan çok fazla hoşlanmayan Japonlar onun yerine selamlaşmak istediklerinde hafifçe öne eğilir pozisyonda durup size selam verirler. Bu selamlaşmanın adı "Ojigi" olarak bilinir.

Bazı insanlara hatta kültürlere göre ses çıkararak yemek yemek çok rahatsız edici bulunsa da Japonya'da tam tersi. Eğer bir yemeği lezzetli şekilde yemek istiyorsanız Japonya'da ses çıkararak yemek yemeniz yeterli çünkü böylesinin daha lezzetli olduğunu düşünüyorlar.

Japonya'da çay içmenin ve yapmanın çok ayrı bir yanı vardır. Onlar çayın huzur ve dinlendirici bir yanı olduğundan özenle hazırlanıp sunulmasının doğru olduğunu düşünürler.Anı hissetmek ve Ruhu dinlendirmek önemlidir. Çayı karıştırma biçimleri, kaseyi tutma ve çayı koyarken ki hareketlerini bile planlı yaparlar. Çayı sunan kişi karşındaki kişiyle son kez karşılaşıyor ve son kez çay ikram ediyormuş gibi düşünüp ona hizmet eder. Günümüzde de bu geleneği kurallarıyla devam ettirebilmek ve koruyabilmek için kurs olarak da verilmektedir.