TÜRKİYE'DE YEŞİLLER PARTİSİ KURULDU!

Türkiye’de Yeşiller Partisi “Evimiz yanıyor! Bu yangını söndüreceğiz!” sloganıyla resmen kuruldu!


Türkiye’de de artık bir Yeşiller Partisi var. Batı Avrupa’dan Doğu Avrupa’ya ardından Latin Amerika ülkelerine ve Avustralya’ya yayılan yeşil hareketin Türkiye’de ki temsilcisi “Evimiz yanıyor! Bu yangını söndüreceğiz!” sloganıyla resmen 21 Eylül tarihinde kuruldu. "Dünya bugün yeni bir dönemin eşiğinde bulunuyor," denilen parti programında, "Hem yerel hem de küresel düzeyde mücadele eden, adil, eşitlikçi, çoğulcu ve özgürlükçü politikaları savunan bir Yeşiller Partisi'ne bugün her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var" deniyor.

Türkiye’de yeşiller partisi aslında ilk değil. İlk olarak 1988 yılında kurulan Yeşiller fazla ilgi göremeyince tutunamadı ve kapandı. Daha sonra da Ümit Şahin tarafından kurulan Yeşiller siyasi atmosferden dolayı yine gerekli ilgiye ve güce sahip olamadı. Bir dönem Eşitlik ve Demokrasi Partisi ile birleşerek Yeşiller ve Sol Gelecek adını aldı ama ardından kapandı.

Yeniden kurulan Yeşillerin 110 kurucu üyesi var. Eş sözcüleri Emine Özkan ve Koray Doğan Urbarlı olan Yeşillerin ilkelerini ise, doğaya uyum, iklim krizi ile mücadele, barış ve şiddetsizlik, toplumsal cinsiyet eşitliği ve feminizm, küresel mücadele, yerel ve doğrudan demokrasi, sürdürülebilirlik, adil paylaşım, özgür yaşam ve çoğulculuk oluşturuyor.

BBC Türkçe’ye partiyi anlatan sözcüler ilk olarak insan odaklı değil doğa odaklı yaklaşıma önem vereceklerini belirttiler. Yeşiller Partisi'ne göre, mevcut ekolojik yıkımın sebebi insan merkezli bakış açısı. Bu bakış açısına göre ise "İnsan kendini doğanın sahibi olarak görüyor, doğal varlıkları sınır tanımadan sömürüyor, insan çıkarı dışında bir kaygı taşımayan ekonomik sistem de dünyanın sonunu hazırlıyor." Parti, bu gidişatın değişmesi için "yeşil bir siyaset" ortaya koymak gerektiğini savunuyor. Bu nedenle parti politikalarını, "doğanın haklarını esas alan ve doğa ile uyumu gözeten bir şekilde tasarlanmayı" vaadediyor. Emine Özkan’a göre Yeşilleri diğer partilerden ayıran en önemli özellik bu ve insanları -özelliklede gençleri- partiye çekecek olan da bu. Yeşiller Partisi, Karadeniz başta olmak üzere HES’lere, Kaz Dağları başta olmak üzere madencilik adı altında yapılan katliamlara ve Kanal İstanbul’a karşı en net tavrı alacağını vurguluyor.

Yeşiller Partisi sadece yeşil değil çok renkli olacağına da dikkat çekiyor. Erkek egemen zihniyetin değişmesine önem veren parti İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanmasını sağlamak için mücadele edeceğini belirtiyor. Ayrıca bu bağlamda parti programında, "Erkek egemen zihniyetin değişmesi, eşit yurttaşlık temelinde kadın, erkek, LGBTQİ+ tüm bireylerin özgürleşmesi için yapısal ve ilişkisel değişiklikleri her alanda sürekli kılmak için yola çıkıyoruz." deniliyor. Ek olarak, bu politikaları daha iyi uygulayabilmek için Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Bakanlığı kurulması gerektiğini de vurguluyorlar.

Yeşiller Partisi, olası bir seçimde bir ittifakın parçası olmaya karşı değil. Urbarlı bu konuda, "Şu anki Türkiye'nin siyasi sistemi ittifaklar üzerine kurulmuş durumda. Eğer siyasette bu siyasi partiler kanunuyla, bu seçim kanunuyla var olacaksak mutlaka ittifaklar üzerinde durulacaktır. Bu tarz büyük bir karar, parti üyelerinin ortak kararıyla alınacaktır. Buna şu an kapıyı kapatmak, reel siyasetten kaçmak anlamına gelir." diyor.

Yeşiller Partisi’nin mevcut siyasi atmosferde neler yapabileceği belirsiz. İttifaklar içinde olabilecek kadar ilgi görüp, ayakta durup duramayacağı da belirsiz ama iklim krizinin tam ortasındayken ve Türkiye de bu krizden en fazla etkilenecek ülkelerden biriyken doğayı merkeze alan bir partinin ve Avrupa’daki Yeşiller ile bağlantıda olan Yeşiller Partisi’nin kurulması son derece önemli. Bundan sonrasını ise bekleyip göreceğiz.