Bu Kadar Yaşlı Hissetmek İçin Fazla Genciz

2 yıl süren pandemiyi sanki 20 yıl sürmüş yaşadık. Başlangıçta 22 yaşındaydım, şimdiyse içinde kapalı kaldığım ev kadar yaşlı hissediyorum.

Pandemi başladığında 22 yaşındaydım, ama şimdi 42 yaşında hissediyorum. Bu fizik kurallarına aykırı elbette, ancak yaşlanma eskiden düşündüğümüz kadar yavaş gerçekleşmedi pandemi koşullarında. Vücudun yaşlanması değil ama kesinlikle zihnin yaşlanması, ruhun belki de.

Yapılan tıbbi araştırmalara göre pandemi yaşlanmayı hızlandırdı, en azından yaşlanma hissini. Sadece Kovid hastası olanlarda da değil, pandeminin getirdiği izolasyonu ve hayatlarımızın baş aşağı dönüşünü tecrübe eden herkeste. Bu grileşen saçlar olabilir ya da gözlerin etrafında derinleşen kırışıklıklar. Kendi adıma konuşmam gerekirse pandeminin yarattığı kronik sıkkınlık ve evde saatlerce bilgisayarın önünde hareketsiz kalmanın getirdiği hamlık.

Hayata farklı bir açıdan bakıyoruz artık. Bu kadar derinlemesine yaşanan bir hayat memat meselesi bizlere günlük hayatlarımızda önem verdiğimiz bazı şeylerin aslında ne kadar da önemsiz olduğunu düşündürdü. Gençlerde amaçsızlık ve stresin yarattığı ruhsal yorgunluk hepimizin fiziksel olarak olduğumuzdan daha yaşlıymışız gibi hissetmemize neden oldu.

Eğer evden çalışıyorsanız geçtiğimiz iki yılı masanızda ekrana eğilerek ve online görüşmeniz sırasında internetin kesilmemesini umarak geçirdiniz. Saatlerce aynı yerde oturmanın yaşattığı yorgunluk ve hareketsizliğin getirdiği isteksizlik sonrası kalkıp spor yapmak veya yürüyüşe çıkmak da hiç iç açıcı gelmedi. Tabii bu grup içindeyseniz şanslı olanlardansınız. Eğer iş yerinizden çalışmaya devam etmeniz gerektiyse her gün kalabalık toplu taşımaya binerek kendinizi ve beraber yaşadığınız insanları tehlikeye atmanız gerekti ve o da yetmezmiş gibi bir de iş yerinizdeki diğer çalışanların da aynı riski taşıdığını bile bile günde 8 saatinizi onlarla geçirerek stresinizi katladınız.

Pandemi süresince zaman zaman spor veya benzeri aktiviteler popülerlikte arttı. Ancak çoğu zaman bu popülerlik beni motive edemedi. Arada sırada evde pilates veya yoga yapmayı denedim, hiçbir seferinde alışkanlığa dönüşmedi. Zorlayıcı bir etken yokken hepimiz fiziksel aktiviteleri zor buluyoruzdur. Aynı zamanda önemli bir faktör de bu dönem içinde evlerimizin hem ev hem de iş yeri fonksiyonu görmeye başlaması. Bir de üstüne spor salonu haline getirmek zor. Bir yandan da pandemiye kadar kendine has alanları olan aktiviteleri o bağlamdan çıkardığımız zaman eşit disiplin hissetmek de imkansız. Şimdiye kadar ev dinlendiğimiz, iş yeri çalıştığımız, spor salonu veya parklar spor yaptığımız yerler iken bunların hepsini evde gerçekleştirmeye çalıştığımızda ev alanını dinlenme işlevinden çıkarması imkanız gibi.

Gerçekten yaşlandık mı peki? Fiziksel olarak: eğer virüse yakalanmadıysanız, hayır zannetmiyorum. Zamanla vücutlarımız tekrar eski hayatlarımıza alışacak ve günlük hengameye geri dönecektir. Ancak duygusal olarak: kesinlikle. Yaşlanma değil aslında ama yorulma, kısa sürede gerçekleşen bu kadar büyük bir toplumsal travmayı hâlâ tam olarak anlayamama. Ama ben sanki şu son 2 yılda 20 yıl yaşlanmış gibi hissediyorum. Zihinsel olarak da fiziksel olarak olacağı gibi zamanla eskiye döner miyim bilemiyorum. Ancak sağlıkçılar da pandeminin bizleri mental ve duygusal olarak etkilediğinde hemfikirler ve içinde bulunduğumuz zihinsel blokun sezonsal depresyon gibi zamanla geçeceğini umuyorlar.