Canvermezler Tekkesi
Okuyun, düşünün, anlayın, inanın
Bir gecede bir deri bir kemik kalan, saçları, sakalları saniyede beyazlaşan ve anında yaşlanan Ali Nail'in Kilyos'a yardıma gitmeye çalışmasına da sevdiği kadını görünce onun peşinden gittiğine de pişman olacağı zamanı anlatan Canvermezler Tekkesi, Türk edebiyatının ilk gotik, mistik roman örneği olarak sayılmaktadır. Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın 'Cadı' ve 'Gulyabani' gibi romanları edebiyatımızın ilk gotik romanları olarak görülse de romanların sonunda mantıksal bir açıklama ile paranormalliğini yitirmesi onları gotik kategorisinden çıkarmaktadır. Ancak, Selim Nüzhet Gerçek tarafından kaleme alınmış olan Canvermezler Tekkesi, okuyucusunu kitabın sonunda açıklamalar ile bırakmak yerine hikayenin ürperticiliği ile bırakır.
Sen Jermen Kontunun yolunun İstanbul'a düşmesi üzerine, bulmuş olduğu ölümsüzlük sırrını ve felsefe taşını birine öğretir ve sonrasında ortadan kaybolur. Öğrettiği kişiler de 'Canvermezler Tekkesi'ni kurarak ölümsüz olmayı başarırlar ve geceleri Ay'ın, gökyüzünün mucizevi görüntüsünü izleyerek hayatlarının keyiflerini çıkarırlar. Bu açıklamayı dinlediğinde Ali Nail'in kanı beynine sıçrar ama maalesef ki oraya bir kere gittiği, yapabileceği hiçbir şeyi olmadığı için onların ağzından çıkan lafı dinler sadece.
Bu Canvermezler Tekkesi, insanların canını, hayat enerjisini kendi vücutlarına aktararak, çekerek, oldukları yaşta kalır ve bir günlerini bin gün ederler. Gerçek'in kullandığı mekan, atmosfer tasvirleri -kişiye bağlı olarak- insana istenilen ürpertiyi ve gizem havasını vermektedir.
Ali Nail'in canını çeken Hasan Baki Efendi, Ali'ye onun için ne kadar üzgün olduğunu, zayıflamasına, yaşlanmasına çok üzüldüğünü ancak ondan umduğu verimi alamadığını dile getirir. Tekkedekiler bu yaptıkları ile yargılanmamak için de enerjisini sömürdükleri kişiler için bir nevi tanınmayacakları şekilde öldükleri bir senaryo hazırlayarak o senaryoyu gerçekleştirir ve bu sayede kimse onları insan hayatına son vermekten sorumlu tutamaz. Hatta, Ali Nail'in bu işi reddetmesi durumunda, Nail'in sevdiği kadın olan Meliha'yı onun öldürdüğüne dair bir suçlama senaryosunu bile Ali'ye anlatarak onu sözde kendi isteği ile bu işi yapmaya ikna ederler. Zorunda bıraktıkları, başka çare bırakmadıkları insanları tekke yanına alarak, onlara kurtuluş yöntemi olarak sadece kendi sözlerine itaat etmeyi gösteren tekke sahipleri, bu şekilde bir gecede insanın ruhunu, gözünün ferini sömürerek hayata gökyüzünün mucizevi güzelliğini izleyebilmek için devam etmektedir.
Savaşlardan, iç karışıklıklardan çok zor kurtulan Türk milleti, edebiyatta da çoğunlukla, doğal olarak, o dönemleri ve savaş ve iç çatışmalar kaynaklı yaşanan zorluklardan bahsetmiştir ve bundan mütevellit paranormal, gotik eserlere edebiyat sahnesinde çok da yer verilememiştir. Verildiyse de günümüz Türkçe çevirilerine çok nadir rastlanmaktadır. Canvermezler Tekkesi, Cumhuriyet'in ilanı öncesinde, tekke ve zaviyeler kapatılmadan önce, 1921 yılında yayımlanmıştır ve türü açısından döneminin tam zıttı bir kitaptır. Gerçek, kalemi ile oluşturduğu atmosfer sayesinde gözünüzde mum ışığında divanda oturan üç yaşlı sakallı insan, şimşeğin camdan yansıması, karanlık odalar gibi betimlemeleri canlandırmanızı çok iyi bir şekilde başarmıştır. Selim Nüzhet Gerçek, kitapta bir çok kez okuyun, düşünün, anlayın, inanın demektedir. Gerçekten, lütfen, bağnaz bir şekilde her şeye inanmak yerine önce bi okuyup, sorgulayıp, düşünüp, anlayıp sonra inanalım.