Erkeklere serbest, kadınlara yasak!

Pantolon günümüze nasıl ulaştı? 


Günlük giyim yaşamımızın bir parçası olan pantolonun kutsal bir saygı, özgürlüğün simgesi, devrim, eşitlik gibi tarihi seyirde birçok anlama geldiğini hiç düşündünüz mü?

Gelin her gün giydiğimiz bu kıyafete olan bakış açımızı genişletelim, pantolonun tarihi seyrine hep beraber göz gezdirelim. 

Pantolon tarihi, Fransız İhtilalin'den günümüze kadar uzun bir politik süreç içinde yerini almıştır. Pantolonun bu ilginç gelişimini daha iyi anlamak için bu kavramın nasıl ortaya çıktığına bakalım.

Pantolonun kökeni, Venediklilerin Aziz Pantelemiona'ya duydukları sevgi ve saygının bir ifadesi olarak giydikleri dar ve uzun külotlara pantoloni adını vermelerine dayanır. Kutsal bir amaçla ortaya çıkan pantolon, tarihi seyir içinde erkekliği, daha sonra ise kadın özgürlüğünü simgeleyecektir.

Doğa bilimci Julien-Joseph Vilery "Historie naturelle du genre humain" (1800) adlı yapıtında, bakış açısının "kiliseye uygun" versiyonunu verir. Ona göre erkeklerin omzunun, kafatasının büyük kadınlarınsa tersine omzunun ve kafatasının küçük kalçasının ise büyük ve geniş olmasını erkeklerin düşünmek için kadınlarınsa üremek için var olduğu sonucuna yorar. Kilisenin bu tutumunu moda bağlamında incelediğimizde ise kadınlar için, o dönemlerde kalçasını ön plana çıkaracak, belini ince gösterecek , insan sağlığına aykırı ve dekolteli bir giyimle karşılaşırız yine aynı dönemde erkeklerin kıyafetine baktığımızda ise rahat bir giyim vardır. Bu dönemde erkekler pantolon giyer.


Fransız devrimiyle iş hayatına atılan kadınlar; korselerden ve krinolin eteklerden kurtulmak isteyerek oldukça rahat ve iş hayatına uygun olan erkek kıyafetlerini giymeye başlar. Fakat dönemin Fransa'sı ve kilise, kadının erkek gibi giyinmesinden korkmaktadır. Çünkü o dönemde kıyafet farklılığının biyolojik doğa farklılığını belirginleştirdiği düşüncesi mantıklı gözükür. Bundan dolayı 1800'de Paris emniyet müdürlüğü bir karar alarak kadınların erkek kıyafetlerini giymelerini yasaklar. yasaklanan giysilerden en önemlisi olan pantolon o dönemde erkekliğin bir simgesi haline gelir.

Özetle; kilisenin ve başka güçlerin ataerkil bir toplum düşüncesiyle oluşturduğu düzen elbette modada da yerini bulmuş, insan sağlığına uygun bir kıyafet olan pantolonu kadınlara yasaklayarak karşımıza çıkmıştır.


Her gün giydiğimiz fakat çoğumuzun bir giysiden farksız görmediği pantolonun aslında ne derece derin anlamlara geldiğini tarihsel bir yolculuk biraz da kendi yorumlarımla anlatmaya çalıştım. Özellikle kadınlar için bir devrim niteliğinde olan pantolonun önemini artık daha iyi kavramış ve bakış açınızı genişletmiş olmanız dileğiyle.


17. ve 18. yüzyılların vazgeçilmezi olan ölümcül korselere bir de buradan bakın.


Birçok kadının yanarak ölmesine sebep olan o krinolin etek!


Krinolin etekler at tüyünden yapıldığı için ateşle en ufak temasında kolayca yanabiliyordu.