Nerede Değerli Olunur?
Peki ben neredeyim?
Peki ben değerli miyim?
Nerde değerli olduğunun cevabı ayanya sorduğun “ ben değerli miyim?” Sorusunun cevabında gizli.
Aslında cevap çok basit.
Yanlış yerdeyseniz sizin ne kadar değerli ve önemli olduğunuzun hiç bir önemi ve anlamı olmayacaktır. Nerde olursan ol yer yanlışsa ve görülen göz farklıysa değersizsinizdir.
Sizi anlamayan veya sizi fark etmeyen insanlar için fazla zamanınızı harcamaya gerek yoktur. Çıkarları doğrultusunda haraket edip sizi farklı ve olmadığınız bir insanın kalıbına sokmaya çalıştıklarında her şeyi mahvetmekten korkmaya da gerek yoktur. Bazen bazı şeyleri mahvetme gücünüz,bazen bazı durumlarda radikal kararlar verme kabiliyetiniz olmalıdır ki dağılan parçaları toplamak kolay ve can yakmayan şekilde ilerlesin.
Zaten en zor kararları en güçlü iradeler vermez miydi? Avengers evreninde bize bunu öğretmemişler miydi? Yenilmez olmanın sırrı da güçlü iradelerden geçmez miydi zaten.
Güçlü irade bilgiyle, bilgi ise alçakgönüllülüğe gösterilen eğilim ile gerçekleştirilir.
Freud, bildiklerini yetersiz görme eğilimini bilgelikle bağlantılı olarak aktarır. Birisinin size göstermediği saygının cevabını insan kendinde aramalıdır. Bu karşımdaki benim saygımı hak ediyor mu?
Kimse hayatını iki kere yaşama hakkına sahip değildir. Ait olmadığınızı hissettiğiniz yerde zamanınızı geçiremezsiniz ve orada çiçek açma imkanınız yoktur. İmkanlarının sınırı yok. Her şeyin mahvetmekten yeniden başlamaktan hiçbir zaman korkma. Napolyon’un bir sözü vardır , “ Asaletim benimle başlar,”der. Sizinle başlayan asaletiniz sizinle devam etsin. Aynaya baktığınızda kendinizdeki cevher hep sizinle beraber kalacak. O asaleti başkalarının onaylamasına gerek yok.
Bizim toplumumuzda saygılı olmanın büyük bir önemi vardır. En azından eski geleneksel adetlerimizde…
Büyüklere saygı duyulması, bir yöneticiye, statüsü yüksek insanlara(kime göre neye göre olduğunda değişmektedir.), siyasi güçlere… listeyi daha da uzatabiliriz. Saygı fakat bu saygı senin kişisel sınırlarını ihlal ettiğinde verdiğin tepki öncesinde korku imparatorluğu üzerine inşa etmeye çalıştıkları bi duygu olduğu için, tepkin (vermen gereken davranışın) karşı tarafın veya tarafların pek de hoşuna gitmeyen tavırlar olabilmektedir. Çünkü sizi ve beyninizi haklarınızı savunduğunuz zaman itaatsiz olmakla suçlayacaklardır. Kimsenin bunu size yapmasına müsade etmeyin.
Eğer İnançlı bir insansan (O)’nun teslimiyetine de güvenmeyi ihmal etme.
Çünkü (O)’nun planları senin yaptığın planlardan daha hayırlı oluyor.
"Hepsinin yanı sıra yıldızları, başının üstündeki sonsuz boşluğu da hissedebilmen gerek. İşte o zaman, yaşam neredeyse büyülü bir şey..."
O boşluğun sizin hayatınızda yeri doldurulamaz güzellikte yerleri olabilir.
Yaşamanın büyüsünün farkına varın.