Nevruz Bayramı

Yeni yılınız sevgi, şefkat ve birlik ruhuyla dolsun.

Kimine göre Zerdüştlerin bayramı, kimine göre Türklerin Ergenekon destanı. Pek çok etnik özdeşleştirmeye ilişkin tartışmaların konusu olan bir bayram. Peki kimindir bu Nevruz?

Nevruz, Zerdüştlük inancına kadar uzanan köklü bir bayramdır. Eski İran'dan ortaya çıkan bayram Doğu halklarında baharın astronomik başlangıc tarihine denk geldiği için Yeni Yıl olarak adlandırılmaktadır. İran'da ortaya çıkmasına rağmen Zerdüştlük inancının evrenselliği nedeniyle Nevruz bu coğrafyadaki birçok halkın geleneksel bayramı hâline gelmiştir. Arşak zamanlarına kadar dayanan Nevruz bayramı Sasani döneminde yılın en önemli ritüeli olarak kabul edilmiş ve çeşitli geleneklerle kutlanmıştır. Yıllık toplantılar, nakit hediyeler ve mahkumların affı gibi gelenekler, Sasani döneminde Nevruz kutlamalarının vazgeçilmez bir parçası olmuştur. İslam'ın ortaya çıkmasıyla birlikte Nevruz bayramı İslami motiflerle birlikte zenginleşmiştir.

Halifeliğin sona ermesiyle birlikte, İran'daki hanedanlar arasında özellikle Samaniler ve Büveyhiler, Nevruz'u yeniden önemli bir kutlama hâline getirmiştir. Bu dönemde, eski gelenekler canlandırılmış ve Nevruz İran toplumunda hem yetkililer hem de halk tarafından ana bir kutlama olarak benimsenmiştir. Nevruz, İran kültüründe önemli bir yere sahip olan ve zamanla köklü bir gelenek hâline gelen bir bayramdır. Nevruz günümüzde de İran ve diğer yakın coğrafyalardaki halklar tarafından coşkuyla kutlanmaktadır.

Nevruz, kökenleri Mezopotamya'ya dayanan ve daha sonra İran kültüründe önemli bir yer edinen bir kutlama ve ritüeldir. Mezopotamya'nın Sümer ve Babil takvimleri, mevsim geçişlerine dayanmaktadır ve buna bağlı olarak yerleşik tarım ekonomisi şekillenmiştir. Babil'de baharın başlangıcı, kralın Marduk tapınağına bir yolculuk yapması ve tanrıdan kraliyet işaretlerini alması gibi ritüellerle kutlanmıştır. Bu ritüel, baharın başlangıcıyla işaretlenen yaşamın yenilenmesini simgeler.

Eski göçebe İran kabilelerinde mevsim değişikliği pek önem arz etmiyordu. Fakat yerleşik yaşama geçtikten sonra, Mezopotamya'dan gelen baharın kutlanması geleneği muhtemelen benimsenmiştir. Bu, büyük Kiros'un Babil'i istilası sırasında bu ritüelin İranlılar tarafından benimsendiğine dair kayıtlarla desteklenmektedir.

Nevruz'un İran'daki köklerini kabul edersek, bu kutlamanın belirli İran özelliklerini de göz önünde bulundurmamız gerekir. Özellikle, İran dünya görüşünün Nevruz ritüellerine uyarlanması önemlidir. İran Gnostisizmi ve Maniheizm gibi felsefi akımlar, dünyayı iyi ve kötü güçler arasındaki bir savaş alanı olarak tanımlamıştır. Bu bağlamda, kışı kötülüğün sembolü olarak görmek ve baharı ışığın yeniden doğuşu olarak kabul etmek yaygın bir anlayıştır. Bu nedenle Nevruz, karanlığa karşı ışığın zaferi ve dünyanın yeniden canlanmasının başlangıcı olarak kutlanmıştır. Bu felsefi yaklaşım Zerdüştlük dinindeki karanlık-aydınlık savaşı ile bağdaşlaşmaktadır.

Kış bitmiş, karanlık rüya bitmişti. Yerini ise baharın aydınlığı almıştı. İnsanlar haftalar öncesinden bayrama hazırlanmaktadır. Dışarda ateş yakıp etrafına toplanarak eski âdetlerini yaşatmaktadırlar. Kadınlar tatlılar hazırlayıp şarkılar söylüyor. Bazı Türk halklarında insanlar hububat tohumundan semeni otu ekerek Nevruz akşamı sofralarına süs olarak koyarlar. İran'da, Azerbaycan'da, Türkiye'de, Afganistan'da ve birçok Asya halklarında coşkuyla kutlanan Nevruz bayramında insanlar birbirleriyle yardımlaşıyor, kötülüklerden arınıyor ve yeni yılı temiz ruh ile karşılıyorlar. Ne dinî, ne etnik bir bayram. Aydınlığı, saflığı, yardımlaşmayı benimsemiş tüm halklarındır bu bayram. Nevruz bayramınız kutlu olsun!