Taç, Sessizlik ve İnfaz: Ortaçağda Kaderi Trajik Olan Kadınlar

Tarih boyunca taç taşıyan bu kadınların hikâyeleri, ihtişamdan çok bedel, güçten çok yalnızlık anlatır.

Tarih, erkekler için yazılmış uzun bir destan gibidir. Kadınlar ise çoğu zaman bu destanın dipnotlarında yer alır: ya bir eş, ya bir anne, ya da bir günah keçisi olarak. Ortaçağ ve erken modern dönemde kadınların kaderi; doğdukları aile, evlendirildikleri erkek ya da üstlerine yapıştırılan söylentilerle belirlenirdi. Güçlü olmak tehlikeliydi, farklı olmak ise çoğu zaman ölümcüldü.

Marie Antoinette: Bir Kraliçenin Yalnızlığı

Marie Antoinette’in trajedisi, kişisel hatalardan çok temsil ettiği sınıfın bedelini ödemesiydi. Sarayda büyümüş, halktan kopuk bir yaşamın içine itilmişti. Devrim patladığında, Fransa’nın açlığı, öfkesi ve eşitsizliği onun adıyla somutlaştı. Giyotine yürüyen Marie Antoinette, yalnızca bir kraliçe değil; yüzyılların aristokrat düzeninin simgesi olarak infaz edildi.

Anne Boleyn: Tahta Giden Yolun Bedeli

Anne Boleyn, İngiltere tarihinin en kırılgan tahtına çıkan kadınıydı. VIII. Henry için bir tutkuydu, ama aynı zamanda bir riskti. Erkek varis doğuramaması, saray entrikaları ve siyasi baskılar birleşince, Anne bir gecede gözden çıkarıldı. Suçlamalar zayıftı; ama kaderi çoktan çizilmişti. Onun ölümü, aşkın iktidarla birleştiğinde ne kadar kısa ömürlü olabileceğini gösterir.

Catherine Howard: Gençlik Bir Suçtu

Anne Boleyn’in kuzeni Catherine Howard, belki de en trajik figürlerden biridir. Çok gençti, deneyimsizdi ve sarayın acımasız kurallarını bilmiyordu. Geçmişteki ilişkileri “ahlaksızlık” olarak sunuldu ve bu, idamı için yeterli sayıldı. Catherine’in hikâyesi, Ortaçağ’da kadınların geçmişlerinin asla silinmediğinin kanıtıdır.

Eleanor of Aquitaine: Fazla Güçlü Bir Kadın

Eleanor of Aquitaine, dönemin en zengin ve etkili kadınlarından biriydi. İki kralın eşi oldu, haçlı seferlerine katıldı, siyaseti yönlendirdi. Ama gücü, ona özgürlük değil; yıllar süren bir hapis getirdi. Kendi çocuklarının isyanını desteklediği gerekçesiyle kapatıldı. Eleanor’un kaderi, Ortaçağ’da kadın zekâsının nasıl tehdit olarak algılandığını gösterir.

Jeanne d’Arc: Tanrının Seçilmişi, Düzenin Düşmanı

Jeanne d’Arc, ilahi bir ses duyduğunu söyleyen genç bir kızdı. Erkek ordulara liderlik etti, savaş kazandı, umut oldu. Ama savaş bittiğinde, bu umut korkuya dönüştü. Erkek düzeni için Jeanne bir mucize değil, kontrol edilmesi gereken bir riskti. Sapkın ilan edildi ve yakıldı. Onun ölümü, inancın bile kadın bedeninde affedilmediğini gösterir.

Hypatia: Bilginin Bedeli

Hypatia, Ortaçağ karanlığından önce, geç Antik Çağ’da yaşamış bir filozoftu. Bilgisiyle, düşünceleriyle ve bağımsızlığıyla öne çıktı. Ama tam da bu yüzden hedef oldu. Dini ve siyasi çatışmaların ortasında, bir kadın filozof olmak affedilmedi. Linç edilerek öldürüldü. Hypatia’nın ölümü, kadın bilgisinin tarih boyunca nasıl susturulduğunun en sert örneklerinden biridir.

Isabella of France: “Fransa’nın Dişi Kurdu”

Isabella of France, İngiltere Kralı II. Edward’ın eşiydi. Zayıf bir kralın yanında güçlü bir figür hâline geldi. Politik hamleleri ve iktidar mücadelesi, onu “acımasız” ve “canavar” olarak etiketlenmesine yol açtı. Erkeklerin yaptığı hamleler siyasetken, Isabella’nınkiler entrika olarak yazıldı. Güçlü bir kadın olmanın bedeli, kötü bir üne dönüşmekti.

Elizabeth Báthory: Canavarlaştırılan Kontes

Elizabeth Báthory, tarihte “kanlı kontes” olarak anılır. Hakkındaki iddialar korkunçtur; ama bugün hâlâ tartışmalıdır. Gerçek bir seri katil mi, yoksa siyasi çıkarlar uğruna hedef alınmış güçlü bir kadın mıydı? Kesin olan şu: Mirası, gücü ve bağımsızlığı onu tehlikeli hâle getirdi. Sonu, duvarlar arasında sessiz bir hapis oldu.

Kastilyalı Juana (Juana la Loca): Delilikle Susturulan Kraliçe

Juana’nın hikâyesi, “delilik” kavramının tarihte ne kadar politik olabildiğini gösterir. Kastilya tahtının gerçek varisiydi; ancak ne babası ne de kocası onun hükmetmesini istedi. Eşine duyduğu derin bağlılık ve yas, bir kraliçe için “fazla” sayıldı.

Eşi Philip’in ölümünden sonra yaşadığı acı, akıl hastalığı olarak damgalandı. Juana, önce babası Ferdinand, sonra oğlu V. Carlos tarafından tahttan uzaklaştırıldı ve yaklaşık elli yıl boyunca kapalı tutuldu. Kraliçeydi, ama hiçbir zaman özgür olmadı.

Juana “deli” olduğu için değil, itaat etmediği için susturuldu. Tarih onu Juana la Loca diye andı; oysa asıl delilik, onu yok sayan düzendi.

Aragonlu Catherine: Sabırla Cezalandırılan Kadın

Aragonlu Catherine’in kaderi, sessiz direnişin bedelini anlatır. İngiltere Kralı VIII. Henry’nin ilk eşiydi; yıllarca kraliçelik yaptı ve halkın saygısını kazandı. Ancak erkek varis doğuramaması, onu gözden düşürdü.

Henry, Anne Boleyn’le evlenebilmek için Catherine’i silmek istedi. Catherine ise evliliğinin geçersiz olduğunu kabul etmedi. Bu kararlılığın bedeli ağır oldu: Saraydan uzaklaştırıldı, kızından koparıldı ve yalnızlığa mahkûm edildi.

Catherine’in suçu isyan etmek değildi; geri çekilmemekti. Ortaçağ’da bir kadının sabrı bile, eğer boyun eğmiyorsa, tehdit sayılabiliyordu.

Ortak Nokta: Kadın Olmak

Bu kadınların hiçbiri aynı hayatı yaşamadı. Ama hepsi aynı düzenin içinde sıkıştı. Güçlü olduklarında tehdit, sessiz kaldıklarında değersiz sayıldılar. İnançları, bedenleri, zekâları ya da geçmişleri suç deliline dönüştürüldü.

Ortaçağ’da kadın olmak; sürekli izlenmek, yargılanmak ve gerekirse feda edilmek demekti. Bugün bu hikâyelere baktığımızda, yalnızca geçmişi değil; hâlâ devam eden bir zihniyeti de okuruz. Çünkü bazı kaderler, yüzyıllar geçse de aynı soruyla başlar:

Bir kadın ne kadar ileri gidebilir — ve hangi bedelle?


Kaynak

Marie Antoinette

  • Genel yaşam öyküsü ve idamı (İngilizce Wikipedia):

https://en.wikipedia.org/wiki/Marie_Antoinette (Vikipedi)

Anne Boleyn

  • İngiltere’nin ikinci Henry VIII eşi ve siyasi rolü:

https://en.wikipedia.org/wiki/Anne_Boleyn (Vikipedi)

Catherine Howard

  • Anne Boleyn’in kuzeni ve Henry VIII’in beşinci eşi (Anne Boleyn sayfasında da geçer ve tartışılır):

https://en.wikipedia.org/wiki/Anne_Boleyn (Vikipedi)

Jeanne d’Arc

  • Fransız milli kahramanı ve azize:

https://en.wikipedia.org/wiki/Joan_of_Arc (Vikipedi)

Hypatia

  • Ale­ksan­driya’lı filozof, matematikçi ve bilim insanı:

https://en.wikipedia.org/wiki/Hypatia (Vikipedi)

Isabella of France (She-Wolf of France)

  • İngiltere kraliçesi, Edward II döneminin etkili figürü:

https://en.wikipedia.org/wiki/Isabella_of_France (Vikipedi)

Juana la Loca (Juana of Castile)

Catherine of Aragon (Aragonlu Catherine)

https://theroyalwomen.com/2021/11/01/juana-the-mad/ (The Royal Women)

Elizabeth Báthory (Kanlı Kontes)

  • Macar asilzadesi olarak adlandırılan tartışmalı figür:

https://en.wikipedia.org/wiki/Elizabeth_B%C3%A1thory (Vikipedi)

(Ayrıca National Geographic’in bu figüre tarihsel bakışını ek açıklama olarak inceleyebilirsin.)

https://www.nationalgeographic.com/history/article/the-bloody-legend-of-hungarys-serial-killer-countess (National Geographic)