The Witcher Sirens of The Deep: Hikâyenin Aslı
Kapak: Essi Daven
Sapkowski'nin Kader Kılıcı eserinde yer verdiği muhteşem karakter Essi Daven'i, Bremervoord'un güzeller güzeli ozanını konu alan kısa hikâyesi Ufak Bir Fedakârlık: En sonunda Netflix'te özel bir film olarak sunulacağı duyurulduğunda, ben dahil eserin hayran kitlesi büyük bir beklentiye girmişti. Bu karakterin, Netflix uyarlaması The Witcher dizisinin aslında ikinci sezonunda yer bulacağını düşünmüştüm ama ortalamanın altında kalan bir sezon olduğunu ve sadece bir-iki bölümünden zevk aldığımı hesaba katarsak, aslında özel bir animasyon film uyarlaması kulağa daha güven verici geliyordu. Su altında geçen ve canavarlarla dolu bir bölüm yapmanın, farklı bir şehir tasarlamanın bütçeye fazla yük bindireceğini de hesaba katarsak, bu çok normaldi. İkinci sezon, kitaptan önemli ölçüde uzaklaşmaya başlamıştı ve üçüncü sezonda bir şeylerin değişmesi gerekiyordu ancak sonucu biliyoruz: Henry Cavill diziden ayrıldığını duyurdu. Üçüncü sezon gerçekten bir faciaydı. Sezonun ikinci yarısı kendini biraz izletse de Sapkowski'nin eserini resmen katletmişti dizinin yapımcısı Lauren Hissrich. Yine de önceki animasyon film olan Nightmare of The Wolf beğendiğim bir yapım olduğu için umudumu kaybetmedim.
Nihayet geçtiğimiz ay film çıkışını yaptı. Ben de her Witcher içeriğinde yaptığım gibi ilk iş açıp tüketmeye başladım. Hikâyeyi özetleyecek olursak, Jaskier ve Geralt, bir kontrat için Jaskier'in doğup büyüdüğü şehir Bremervoord'a giderler ancak hikâye, filmde gösterildiği gibi dev deniz canavarı Allamorax değildir. Yapımcı, daha filmin en başından kanonik olmayan bir sahneyle karşılıyor bizi. Aslında kontrat, Bremervoord prensinin Geralt'ı, aşık olduğu deniz kızını ''ayarlaması'' için tercüman olarak çağırmasından ibaret, ama maalesef Batı medyasında satmak için aksiyon, bir elzemdir. Prens Agloval, aşık olduğu denizkızının karada yaşamasını ve onunla evlenmeyi isterken, denizkızı Sh'eenaz tam tersini istemektedir. Bir anlaşmaya varılamaz ve prens Geralt'a altınını vermez.
Jaskier ve Geralt, filmde adı bile anılmayan bir ailenin verdiği bir ziyafette, güzeller güzeli ozan Essi Daven ile karşılaşırlar. Kocaman, mavi gözleri ve sarı saçlarıyla, evrenin en güzel kadınlarından birisidir Essi. Gözleri gibi mavi bir incisi, ve lavtası ile betimlenir karakterimiz. Essi, Geralt'a aşık olur; ziyafet boyunca aralarında bir elektrik hissedilmektedir. Ancak hikâye Yennefer'den sonra yer aldığı için Geralt'ın kafası karışıktır.
Bremervoord'da inci toplayıcılığı yaygın bir iştir ve Geralt'ın ziyareti sırasında bazı toplayıcılar gizemli şekillerde ölü bulunurlar. Prens Agloval, ziyafete gelerek bu durumdan bahseder ve Geralt, Bremervoord ziyaretini uzatmak zorunda kalır. Geçen günlerde Geralt, Essi'nin etkileyiciliği altında ezilir. Geçirdikleri sürede Essi, Geralt'a olan aşkını itiraf eder.
Buraya kadar anlattıklarımda dikkatinizi bir şey çekti mi? Konusu geçen denizkızının ailesinden ve onların halkından, şeytani bir teyzeden, prensin babasından ve patlak vermek üzere olan bir savaştan bahsetmedim. Bunun sebebi çok basit: Çünkü böyle bir olay örgüsü ve karakter zinciri yok. Bu hikâye, Witcher evreninin karanlık ve duygusal yönünü ortaya koymak için yazılmış muhteşem bir hikâye ancak Netflix'in elinde Disney'den çıkma, ikili bir aşk hikâyesi olarak yeniden tasarlanmış. Netflix'in işlediği suçlar, bu yazdıklarımla kalmıyor tabii ki. Filmde prens, ayaklarından fedakârlık edip denizlerde yaşamaya başlamıyor. Sh'eenaz aşkın büyüsü ile karada, insan vücuduyla yaşamayı kabul ediyor aslında. Bu olay, Essi ve Geralt ilişkisine karşı gelişiyor ve verilmek istenen mesaj da aslında bu. Essi, Geralt'a kalbini verse de Geralt, harcadığı son dileğinden vazgeçmeyi göze almıyor. Yani evet, hikâyenin sonunda sıcacık bir yatakta seks yapıp sonrasında bizden olmaz diyerek ayrılmıyorlar. Mesele bu kadar basit değil.
Burada bir yorumda bulunmak istiyorum: Yaratılan karakterler ve olay örgüsünde hiçbir problem yok aslında. Hatta filmi izledikten sonra hikâyeyi yeniden okuyana kadar, sonradan eklenen bunca içeriğin hâlihazırda kitapta yazılı olduğunu sanıyordum. Hikâyeyi açıp yeniden okumayacaktım aslında ama filmde atlanan bir sahne, yapımcı Hissrich'in Instagram hesabına girip herkes gibi nefret kusmama sebep olacak kadar büyük bir hataydı. Eğer buraya kadar okuduysanız lütfen sabredin, size çok kötü bir haberim olacak.
Geralt ve Jaskier, Essi ile birlikte Bremervoord'dan ayrılırlar (film bunu da yanlış gösteriyor, çünkü yapımın bir buçuk saat sürmesi lazım). Amaçsızca ikilinin peşinden gelen Essi bir noktada Geralt ile aralarındaki meseleyi konuşmaları gerektiğini söyler. Bir tartışma olur, ardından yalnız kalırlar ve ''tanrıların adına" bir ormanda seks yaparlar.
Yine de hikâye mutlu sonla bitmez, tıpkı filmdeki gibi ama film bunu bir suç işlercesine basitleştiriyor. O geceden sonra Essi ve Geralt kendi yollarına giderler. Jaskier, onların adına romantik bir balat yazar, ancak bu balatta eksik olan bir detay vardır.
Olayların üzerinden yıllar geçer. Essi, Temerya'nın başkenti Vizima'ya yerleşmiştir ve yerleştiği dönemde şehri kasıp kavuran bir çiçek hastalığı boy gösterir. Essi'nin yaşadığı yeri ve haberleri öğrenen Jaskier, onu ziyaret etmek için Vizima'ya vardığında gördüğü manzara içler acısıdır. Sokaklarda dolaşırken Essi'nin yalnız bedenini, yanan bir odun yığının üstünde, bir sürü cesedin içinden güç bela çıkarır ve onu bir ormana, yanında lavtası ve çok sevdiği mavi incisiyle birlikte gömer. Essi ölür, Geralt ise bunu asla bilmez çünkü Jaskier, yazdığı balatını hiçbir zaman değiştirmez. Değiştirirse bu ''hikâye kimseyi duygulandırmaz.''
The Witcher: Sirens of The Deep, serinin büyük bir hayranı olarak beni çok büyük bir hayal kırıklığına uğrattı diyebilirim. Bir Witcher hikâyesinin çoğu zaman trajik bir sonu olur. Buna, ikinci sezonda yer alan Nivellen hikâyesi güzel bir örnek olarak verilebilir. Nivellen'i konu alan bölüm kitapla bu kadar denk olup başarılı olmasına rağmen bu animasyonda neden bir Disney prensesi hikâyesi uydurduklarını aklım almıyor. Belki de Lauren Hissrich, izleyicilere Jaskier'in yazdığı o romantik balatı izletmiştir kim bilir?