Türkmen Şairi Mahtumkulu Firaki

1724-1807 yılları arasında yaşayan Türkmenlerin milli şairi, gururu.


Asıl adı Mahtumkulu olan şairin annesinden ayrı kalma sebebiyle ayrılık, hicran anlamına gelen Firaki mahlasını kullandığına “Ayrı düştüm kâbeden, koydum adımı Pırağı” dizelerinde rastlıyoruz. Etrek nehrinin boyunda yerleşen Hacıgovşan köyünde doğduğu, Türkmenlerin Göklen boyunun Gerkez aşiretindendir. İlk eğitimini büyük şair ve alim babası Devlet Mehmet Azadi'den almış, Arapça ve Farsça da öğrenip Lebap'ta bulunan İdris Baba Medresesi'nde eğitimine devam etmiştir. Lebap'taki eğitiminden sonra ise Buhara'da Göğeltaş Medresesi'nde ve sonrasında döneminin üniversitesi kabul edilen Hive'deki Şirgazi medresesinde yatılı olarak tam 3 yıl yüksek eğitim alır. Bütün bunların ardından şiirlerine de etkilendiği yansıyan Ahmet Yesevi Medresesinde de bir süre eğitim almıştır. Ahmet Yesevi dışında Nizami, Sa'di-i Şirazi, Ali Şir Nevai ve Fuzuli gibi klasik şairler okumuş olan Mahtumkulu, kendisinden öncekiler gibi klasik Türk edebiyatı diliyle değil de sade bir üslupla şiirlerini yazmıştır. İlham kaynaklarından birinin de Nakşıbend'i olduğunu yazmış, Tasavvufun Nakşıbendilik yolunda olup şiirlerinde de vatanı sevme ve bağımsızlık gibi konularını işlemiştir. Bu şiirlerinden bazıları; “Türkmenin, Türkmen Binası, Çovdur Han, Gözlerim”.

Yaklaşık 700 tane şiiri günümüze ulaşmıştır. Usta şair hem şiirleriyle hem de duruşuyla Türkmen halkının sesi olmuş boyların birliğini sağlamış, Türkmen dilini yazı dili haline getirmiştir. Bu nedenledir ki usta şaire Türkmenlerin minneti büyüktür 7'den 70'e herkes Mahtumkulu'nun dizelerini ezbere bilir, mısralarından ders alır atasözü olarak kullanır, dutarıyla her bağşı onu aktarır.

Yıkmayan Erden

Hiç gönül şadlığı çıkmaz

Bir gönül yıkmayan erden;

İyilik umudunda olmayın

Kötülük çıkmayan erden.

...

İyi er il ayıbını açmaz,

Bile bile haram içmez,

Yaradan günahını affetmez,

Gözyaşını dökmeyen erden. 

...

Yiğitlere nizam günü

Kurda koymaz aslan avını

Peygamber dertli savaş günü

Yoldaşa bakmayan erden.


Mahdumkulu, Yan sen, sön sen,

Ya lal ol, ya inci saç sen,

Bir kuyruksuz ittir, kaç sen,

Nasihat almayan erden.


Diğer 18.yüzyıl şairlerine nazaran Türkiye'de tanınması geç kalınmış olan şair ilk kez 1992 yılında bilimsel makalelere konu olmuştur. Bilimsel makaleleri, 2010 yılında Yozgat’ta yapılan, 2012 yılında ise Ankara’da Dikmen Vadisi içinde yapılan heykeline çelenk koyma ve Mahtumkulu konulu konferanslarla her yıl anma programları takip etmiştir. Aynı yıl Türkmenistan Ankara Büyükelçiliği, Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (Türksoy) ile ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölümü tarafından Ankara’da “Büyük Türkmen Düşünürü Mahtumkulu Firaki Günleri” düzenlenmiştir. 2014 yılında şairin 290. Doğum yılı olması sebebi ile “Mahtumkulu Divanı- Türkiye Türkçesi” , “Mahtumkulu Divanı- Türkmence-Türkçe”,  “Doğumunun 290. Yılı Münasebetiyle Türkmen Şairi/ Mahtumkulu Anı Kitabı”, “Mahtumkulu Bütün Eserleri” kitap çalışmaları da Türkiye’ye kazandırılmış önemli eserlerdir.  Pandemi nedeniyle en son 2019 yılında “Mahtumkulu Firaki Şiir Bayramı” kapsamında yapılan programlara 2022'de kaldığı yerden devam edilmiştir. Yine 2024 yılında 300.Doğum Yılı nedeniyle birçok yerde programlar yapılmıştır. Bu programların arasında şahsımın önerisiyle 2022'de başlayan Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları bölümü öğrencilerinin mezuniyetleri sebebiyle usta şair için hazırladığı etkinlikler de eklenmiş bir gelenek haline gelmiştir.