TÜRKÜLERİN HİKAYELERİ: BURÇAK TARLASI Bölüm 3

Tülay German'ın farklı yorumuyla Türk Popu'nun başlangıcı olarak anılan Burçak Tarlası türküsünün hikayesine gelin birlikte bakalım!

Burçak Tarlası "Hey Onbeşli" türküsünün de yazarı olan Adanalı İboş Ağa'nın eseridir. Türkünün Tokat Niksar’a ait olduğu bilgisi çoğunluktadır fakat bu bilginin yanlış olup Yozgat yöresine ait olduğu söylentileri de vardır.jk

Birçok sanatçı tarafından seslendirilen Burçak Tarlası, 1964 yılında Balkan müzik festivalinde Tülay German'ın farklı yorumuyla Türk Popu'nun başlangıcı olarak anılan bir parça haline gelmiştir.

Haydi gelin birlikte türkünün hikayesine bakalım!

Tokat-Niksar’ın bir köyünde yaşayan İhsan esmer, yakışıklı bir gençtir. İhsan’ın annesi ise ölmeden oğlunun mürüvetini görmek isteyip bunun için dualar eden bir Anadolu kadınıdır. Dualarında işlerine yardım edecek, güçlü, kuvvetli bir gelin diler hep ama oğlunu evlendiremeden askere gönderir.

İhsan vatani görevini yapmak için İstanbul’a gider. Askerlik ilk gurbetidir İhsan’ın. Hafta sonu izninde sahile giden İhsan, burada Banu adında genç bir kızla karşılaşır ve gördüğü andan itibaren genç kıza sevdalanır. İhsan hafta sonu izinlerinde hep aynı sahile gider. Banu’yla karşılaşmaları sıklaşır ve genç kız da zamanla İhsan’a aşık olur. İhsan’ın her izninde görüşürler ve aralarındaki iletişim gitgide ilerler. Öyle ki İhsan askerliğin sonuna geldiğinde evlilik kararı alırlar.

Banu çok varlıklı bir ailenin kız çocuğudur. İhsan ise tarımla uğraşan, kendi yağlarında kavrulan bir ailenin oğludur. İhsan çok sevdiği Banu’yu kaybetmek istemez ve çok zengin olduğuna dair Banu’ya ve ailesine yalanlar söyler. Babası Banu’yu Tokat’a göndermeyi ne kadar istemesede kızının da İhsan’ı sevdiğini görür ve kızının izdivacını onaylar.

Banu’nun babasının onayını alan sevdalılar köye dönmek için yola çıkarlar. İhsan yolda Banu’nun içini rahatlatmak adına varlıklıyım yalanlarına yenilerini ekler. Nihayet köye vardıklarında ise duvarları tezekli, iki göz odalı kerpiç bir evle karşılaşır Banu. Yüksek standartlarda yaşayan, hayatında bulaşık bile yıkamamış Banu’nun hayal kırıklığı da haliyle büyük olur. Fakat bu saatten sonra yapacak bir şey yoktur onun için. O zamanlarda geri aile evine dönmesi hoş karşılanmaz, laf edilir endişesiyle geri dönemez. İhsan’ı sevişine tutunur Banu.

Köyde durmak olur mu? Kayınvalidesi ve görümcesi daha elindeki kınası kurumadan Banu’yu tarlaya götürürler. Tarlada işçilerin çıplak elle burçak yolduğunu gören Banu şaşırıp bakakalır. Fakat artık burada yaşadığından dolayı gel zaman git zaman alışır burçak yolmaya, ev işlerini yapmaya. Genç kız alışma süresinde yorulsada sevdiğiyle birlikte olmaktan memnundur. Madden yetersiz fakat manen yeterli, mutlu bir hayat sürer.


Burçak Tarlası Türküsü’nün sözleri;

Sabahtan kalktım da ezan sesi var

Ezan da sesi değil yâr yâr, burçak yası var

Ezan da sesi değil yâr yâr, burçak yası var

Bakın şu deyyusun kaç tarlası var

Aman da kızlar ne zor imiş burçak yolması

Burçak tarlasında yâr yâr, gelin olması

Eğdirme fesini yavrum, kalkar giderim

Evini başına yâr yâr, yıkar da giderim

Elimi salladım, değdi dikene

İnkisar eyledim yâr yâr, burçak ekene

İnkisar eyledim yâr yâr, burçak ekene…