Akıl Haritalama Yöntemi: Yerli Mind Palacing

Dışarıda bir yerlerde hafıza saraylarının denendiğini düşünmek beni heyecanlandırıyor. Umuyorum ki, bu yazıdan sonra sizler de denersiniz!

 

"Don’t mind me tellin’ you a great method..." Güney aksanıyla da giriş yaptığıma göre, artık size harika, bir o kadarda yerli bir hafıza sistemi yönteminden bahsedebileceğim. Ancak öncesinde, gelin, bu "mind palacing" nedir, ne işe yarar inceleyelim, sonrasında ise nasıl kullanılır onunla devam edelim.


Kimilerimizin Sherlock Holmes’dan duyduğu, kimilerimizin eğitim fakültelerinde öğrenme sistemlerinden biri olarak duymuş olabileceği imkânlar dâhilindedir. İşin aslının, neredeyse 2500 yıl öncesine dayandığını söyleyebiliriz.

Latince loci, mekân-yer kelimesinin çoğulundan gelmekte olup sıklıkla, Loci Metodu olarak anılabilmektedir. Başlangıcında aklınızda inşa ettiğiniz bir mekân (kasaba, köy, ev gibi) -hatırlayabileceğiniz olması gerekmekte illa tanıdığınız bildiğiniz bir yer/şehir, olması gerekmemektedir- seçimiyle başlar. Ardından takip edilmesi gereken adımlarla güçlü hafıza düzenini kurabilmekte ve dilediğiniz şekilde genişletebilmektesiniz.

Takip ettiğiniz adımlar size göre de şekillenebilmektedir. Örneğin bu sistem tamamıyla eğitim hayatındaki bilgileri depo etmek ve gerektiğinde ulaşabilmek içinse, onun için şekillenebilmektedir.  Eğer hayat boyunca kullanılabilecek ise, belirli aralıklarda revize etmekte fayda var. Zaten öğrenebileceğimiz şeylerin sınırı gökyüzünün tavanı kadar değil midir?


1 – Tercih olarak bildiğiniz, tanıdığınız, gördüğünüz bir mekânı seçimiyle başlanır. Yeterince iyiyseniz, kendi karlar ülkenizi kullanabilirsiniz.

2- Zincirleme olarak bilgi yükleyeceğiniz, bilgi atayacağınız küçük yerlerin sırası ve ismi belli olmalı. Örneğin, kapı önü, kapının üstündeki tabela, koridor duvarı, merdiven basamağı, mutfak penceresi, buzdolabı üstündeki yapışkan not vb. gibi sırasıyla takip edeceğiniz bir döngü gereklidir.

3-Sonrasında sırasıyla kullanacağınız bilgi ne ise onları eşleştirin. Mesela periyodik tablodaki elementleri sırasıyla kapı girişinden başlayarak isimleri, sembolleri ve elementin resmini eklemek gibi. Kapı önüne 1 numaralı element bilgileriyle başlanabilir, kapının üstündeki tabelaya 2 numaralı element vb. gibi.

4- Kendinizi test edin, hafızanın ve insan beyninin neler yapabileceğini hatırlayın. Birinci elementin ismini, şeklini hatta biliyorsanız kokusunu hatırlamaya çalışın ve unutmayın gazlar kokusuzdur ve korkusuzdur, sıkışabilirler.

Sırasıyla eklediğiniz bilgileri tekrar ederek 1; 1,2; 1,2,3 ya da 1,2,3,4,5 .. şeklinde aklına yerleştirme testine tabii tutabilirsiniz.

5- Kendinize, hafıza sarayınız konusunda güvendiğinizde ekleme yapabilir, sarayınızı genişletebilirsiniz.

 


Evet, ortalama olarak 7-8 adım olarak yapılan hafıza inşasını ben 5 adımla anlattım. Sizler kendi hafıza saraycığınızı, mahzeninizi, çok ütopik karlar ülkenizi oluşturabilecek, kendi kurallarınızı koyabilecek kadar bilgiye sahipsiniz. Gerisi, yalnızca yaşamın kendisi dostum. Yaşa gitsin!

Gelin biraz da benim hafıza sarayımdan bahsedelim.

                             


Evet yanlış görmediniz. Yukarıdaki benim hafıza sarayım. Ufak bir latife etmek istedim. Ancak bu görselden öğreneceklerimiz var.

Sarı işaret bana, benim zihnimde aynı oyunun kendisindeki gibi farklı renklerde olup kendim için, kurmakta uğraşmadığım ama var olan hafıza sarayımın duraklarından birisini ifade ediyor.

Benim hafıza sarayım, daha yukarıda anlattığım hafıza sarayından biraz farklı işliyor. Sebebi hayat boyunca yaşadığım şeyleri anlama davranışım ve duygularımın mekanla iç içe geçmişliğinden ötürü. Tabii ki zihnimin içinde. Konfor alanına kısmaktan bahsetmiyorum tabii ki.

Bir projeyi yapabilirlik, gerçekleştirebilme, onu anlama ve onun hakkında sahip olduğum bilgilerin bütününden oluşan bir sistem. Yani aslında ben ne zaman bir şey yapmak istesem, gerçekleştirilmesi için önce sanal bir zihin gerçekliği oluşturmak şeklinde anlayabilirsiniz. Bu proje herhangi bir girişim, olgu, oluşum, karar, önyargı hatta yanlış öğrenilmiş bir bilgi bütünü bile olabilir.

Girişim bir konuyu öğrenme, belki bir enstrüman çalgı öğrenimiyken olgu algılayabildiğim şeylerdir. Karar artık bu konuda nasıl davranabildiğim, onu tanımam ve kaydetmemken, önyargı bunun artık yapılmayışı olarak anlaşılabilir. Yanlış bilgi konusunda ise, doğrusuna ulaşıp yer değiştirmek söz konusu oluyor. Hatta zaman zaman bilinçaltı temizliği bile söz konusu.

 

Duygu hususuna değinelim. Bir şey yapma esnasında hissettiğim duygu heyecan ise, heyecanlı hissettiğim zihin mekanım hangisiyse, ona en yakın yerde aynı yukarıdaki sarı işaret gibi bir işaret ekleyip yaşadığım deneyimden, hissettiğim alana, aldığım kokuya ve edindiğim bilgilerin hepsini aynı bir bilgisayar dosyasına ekler gibi bırakıyorum. Oradan ne zaman geçersem uğrarsam zihnimde bu bildiğim, hissettiğim şeylerin hepsine ulaşabiliyorum. Ha bir de zihnimde uçuyorum. O sarı işaretçikten bu kırmızı işaretçiğe her türlü ulaşımı uçarak sağlıyorum. Ne diyor bu değişik diyebilirsiniz ama yolculuk nasıl keyifli!


Eklediğim bilgiler, yalnızca yazı değil görsellikle de desteklenmiş biçimde. Video ve gif nasılsa, insan gözündeki çözünürlüğü düşünün. Benim işlemci bu görüntüleri oynatmayı kaldırıyor, aynı sizin zihninizin de yapabileceği gibi. Bir uygulamaya görev atar gibi, bazen diyagram şeklinde bilgiler, bazen pano ya da algoritmik mantıkta evet-hayır sistemiyle bilgi kalıcılığı sağlıyorum. Zihnimde yapmasını istediğim şeyleri yaptırıyorum. Fırıldak gibi dönsün mü, dönsün gönlüm oluyor!!


Memleketim Manisa'nın sokaklarında, doğduğum köyün sokaklarında asılı, renkli işaretler var. Bir kısmı ben üniversite hayatıma başlamadan var olan bilgiler, bazısına sonradan eklediğim belgeler de var, diğerleri daha da eski olanlar. Bir bilim kurgu filmindeymiş izliyormuşuz gibi hayal edin. İşte aynen onun gibi.


Hatırlatmamda fayda var. Bazen öğrendiğimi unutmamak adına, küçük hatırlatıcı magazinsel ek bilgiler, dedikodular ekleyebiliyorum. Nasıl bir sanatçının boyu veya kilosu merak konusu olup onu unutmuyorsak, böyle bilgiler bilgiye "linkages" dediğimiz bağlantıcıklar ekleyerek o konuya ulaşım kolaylığı sağlıyorlar. Van Gogh’un kulağını kesmesi gibi. Absent içildiğinde donu dumanı atıp, duvar yalamak isteyenlerin olduğu söylentileri gibi. Evet tahmin ettiğiniz gibi dedikodular değil. Bunu hafıza sarayımıza ve eğitim hayatımıza yansıtırken dikkat etmekte fayda var.


Genelde daha önce yaşadığım ve bildiğim şehrin sokaklarını kullanıyor olmakla birlikte, şu ana kadar 4 şehre sahibim ancak alternatif versiyonları fazlasıyla mevcut. Paralel evrenler gibi düşünün, daha farklı renkte bir şehir, aslında aynı şehir ama istediğim duygunun hükmünde. Yani İstanbul’u konuşuyorsak Kadıköy vapuruna binecekken, şehre bir anda filtre iniyor hafif gün batımında ben filtre kahvemi höpürdetirken -uçuyorum tabii ki- istediğim bilgiyi sokaklara yazıyorum. Sokaklarını yazıyla dolduracağım İstanbul! Sonrasında sıramı bekledikten sonra vapura doğru süzüleceğim ve karşıya geçerken hafif yosun kokulu bir havayı içime çekeceğim… Tam siz neden karşıya uçarak geçmedin diyecekken, dibini görmediğim sulardan korktuğumu ve henüz üstünde uçamadığımı ancak iyileştirme çalışmalarımın sürdüğünü söylemek isterim.

Dışarıda bir yerlerde hafıza saraylarının denendiğini düşünmek beni heyecanlandırıyor. Umuyorum ki, bu noktadan sonra sizler de dener, bu deneyimi tatma fırsatı yakalarsınız. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.

 

 

 

Kaynak: https://artofmemory.com/ 

Görsel: https://makeameme.org/meme/

                www.bcgavel.com

                https://steamcommunity.com/sharedfiles/filedetails/?id=960437659