Ergonomik Mobilyalar

2. Dünya Savaşı Sonrası Ergonomik Tasarımlar

Ergon kelimesi Yunancada ‘’iş’’, Nomos ise ‘’kanun’’ anlamına gelmektedir. Ergonomi ise bir bilim dalı olarak işbilimini anlatır. Ergonomi bilimi, insanı ve çevresini iyi tanımayı ve işi çalışana uygun hale getirmeyi amaçlar. Bundan hareketle ergonomi veya ergonomik olan üretimler, insanın hareketini ve çevrenin birlikte uyumlu çalışmasını konu edinir. Tasarımda ise ergonomik mobilyalar tamamen insanın hayatını ve yaşayış biçimini kolaylaştıran iş yapmaya uygun tasarımlardır. İnsanın fiziksel, biyomekanik, psikolojik ve fizyolojik özellikleri göz önüne alınarak tasarlanan ergonomik mobilyalar hareketinizi kolaylaştırır ve fizyolojik olarak insan bedenini ve iskelet sistemini iyi tanıyan insana uygun tasarımlardır.

Herman Miller'ın bir reklamı, Charles Eames tarafından tasarlanan Lounge Chair

Eames Lounge Chair, Charles & Ray Eames, 1956

Ergonomik Mobilyaların Hayatımızdaki Yeri

Ergonomik mobilyalar tasarlanırken temel hedef insandır. İnsan vücuduna uygun konforlu, verimli tasarımlarla günlük yaşam koşturmacasında rahat etmemizi sağlar. Sadece iş yaparken değil ailecek zaman geçirdiğimiz zamanlarda, uyurken, yemek yerken insana dair olan temel ihtiyaçların günlük yaşam içerisindeki olan konforunu arttırır. Ergonomik mobilyalar tasarlanırken en önemli kriter, sağlıktır. Ergonomik mobilyaların çok fazla tercih edilmesinin sebebi de buna dayanır. Böylece çalışma ve yaşam alanlarımızda iyileştirilmeye gidilmiştir.

Tasarımcı Eero Saarinen, Florence Knoll'un yastık dolu bir sepete benzeyen bir sandalye

talebi üzerine çığır açan Womb sandalyesini yarattı.

Florence Knoll and its design

Florence Knoll, 1954

Geçmişten Günümüze Ergonomik Uygulamalar

Ergonomik uygulamaların temeli 1940’lara yani 2. Dünya Savaşı zamanına dayanır. Ergonomik uygulamalar geçmişten günümüze üç farklı şekilde oluşturulmuştur. En başta insanların makinalara uyumlu hale getirilmesi amaçlanıyordu. 2. Dünya Savaşı dönemi ihtiyaçları ergonomik olanı bu anlamda şekillendirmiştir. Fakat sonraları insan yönlü bakış açısı gelişerek insana uygun olan tasarımlar yapılmaya başlanmıştır. Bu sefer makinalar yani üretimler insanlara uygun olmaya başlamıştır. Günümüzde ise insan yönlü bakış açısı bilimin gerektirdikleriyle birleşerek insan-bilim bakış açısı hâkim olmuştur. Sistem yönlü tasarımlarla insana ve işe uygun ortak tasarımlar üretilerek makine, tasarım veya ürünlerin en maksimum verimlilik seviyesine ulaşması amaçlanmaktadır.

Robin Day Hillestack sandalyesi, 1950'ler

Ergonomik Mobilyaların Baş Tacı: Ahşap

Ahşap tasarımlar tarih boyunca tasarımcıların daima ilgisini çekmiştir. Ahşap mobilya tasarımları da sıklıkla ergonomik mobilya tasarımlarında yerini bulur. Bunun sebebi ahşabın verdiği hissiyattır. Ahşap malzemenin rengi ve dokusu insanlara doğayı çağrıştırır. Psikolojik olarak insan beyni, doğadan olanı seçmeye meyillidir. İçgüdüsel olarak doğal olana çekilmemiz ve verdiği huzur apayrıdır. İnsanın çevresiyle sürekli bir ısı alış-verişi vardır. Çevremizle yaptığımız ısı alış-verişi ahşap malzemede nasıl olduğu incelendiğinde insanın ahşap olanla daha çok etkilendiği ve tercih ettiği görülmüştür. Ergonomik mobilyalar tasarlanırken de bu sebeple ahşap detaylara yer verilir. Ergonomik tasarımlar ahşabın rahatlatıcı ve sıcak hissiyle birleştiğinde insan için verimi ve konforu da artmış olacaktır.

Gio Ponti tasarımı Superleggera, 1957


Images:

Charles Eames and the Herman Miller Philosophy | TIMEWERKE

VITRA – Eames Lounge Chair – design C. & R. Eames, 1956 (scandinavia-design.fr)

Saarinen Womb Chair - Film and Furniture

Florence Knoll Bassett | Pioneering Women of American Architecture (bwaf.org)

A Century of Florence Knoll Design | Knoll Inspiration

Superleggera Chair Designed by Gio Ponti - Casati Gallery

Robin Day | a set of four Hillestak chairs for Hille (c. the 1950s) | Artsy