Gassal Dizi İncelemesi

"Ben de normal insanları anlamıyorum. Bu kadar çok diri görmeye nasıl dayanıyorlar diye."

Güldüren ve düşündüren o yapım…

TRT’nin TABİİ uygulaması olan dijital bir platformda yayımlanan bu dizi son zamanlarda izlenme rekoru kıran, sosyal medya akımlarına yeni bir yön getirmeyi başarmış bir dizi haline geldi. 

Uygulamanın da büyük reklamını yapmış oldu. 

Tüm Türkiye Gassal’ı konuşuyor. 

Gassal hayatın içinde ve dışında yer olan ve günlük hayatta unuttuğumuz korku kaynağı olan “ölümü” tema olarak kendisine seçiyor. 

Onunla beklenmedik anlarda seyirciyi buluşturuyor. 

Tek kelimeyle  muhteşem… 

Ama tabi ki olumsuz eleştiren insanlar da oldu.  “Öyle korkunç dizi afişi mi olur? Biz sabahın köründe işe giderken böyle bir şey ile karşılaşmak zorunda mıyız?” Şeklinde olumsuz eleştirilerden de nasibini almış oldu. 

Ben bu eleştirilere çok katılamıyorum. Çünkü bana gerekli ve altını dolduran bir eleştiri olarak gelmedi. 

Çünkü dizinin bir manevi boyutu da olduğunu diziyi izlerken fark etmeniz mümkün. Dizide “ölüm” tek gerçek. 

Dizi bu gerçeklik ile dalga geçmeye çalışmış. Olumsuz  eleştirenleri görünce keşke izlemeden böyle bir yorum yapmasalardı demiş bulundum. 

O zaman daha az korkarlardı belki :) 

Evet, herkes izlediğine göre biz de bir iki kelam edelim….

Dizi bize gassal olan Baki karakterinin yalnızlık duygusu içerisinde verdiği savaşta kendisini öldükten sonra yıkayacak olan o kişiyi aramakla başlıyor.

Karakterimiz gereksiz konuşmalardan kaçınan, net cevapları olan ve etrafına göre renksiz bir kişilik. Mesleğinden dolayı dışlandığını bile biz dizide görüyoruz. Hayata bakış açısı doğruluk üzerine kurulu. Yalandan kaçan bir karakter. Biz günümüzde böyle insanlara hasret kalmışız ki karakter ile derin bağlar kurduk. Öyle ki Baki’nin ilk bölüm son sahnesinde onun içine girip hüznünü hepimiz içten paylaştık. 

Hayatın hep çatallaşan krizler ile dolu olduğunu, çözemeyen insanın hayatta kalamadığını, yenile yenile yenmeyi öğrendiğini, sınıfta kala kala geçmeyi öğrendiğini, her taklanın bir ders olduğunu öğrenecekti…

Dizi bu bağlamda insana çok şey katıyor. Çünkü hayatın kırmadığı insan yoktu. Baki ailesi tarafından kırılan bir adamdı. Babası yoktu, tam anlamıyla hayatında yoktu. Annesini ise küçük yaşta kaybetmişti.

Bu yalnızlık içinde kuru ve tek başına bir ağaç gibi yaşamaya devam ediyordu ama renkleri yoktu. Hiçbir şey onun içinde yeşermiyordu. 

Ahmet ve Neslihan adında yakın arkadaşları vardı, aile olmaya çalışıyorlardı ama Baki’nin tabiri ile ancak ailesi gibi olabilirlerdi. Tam anlamıyla bu mümkün değildi. 

Tahmin ederseniz aşk hayatı da son derece parlak ilerlemiyor. Öyle bir aile kurma çabasına girmemiş. Arkadaşlarının zoruyla ve yönlendirmesiyle de hemşire arkadaşı olan Elif ile içini açmaya derdini anlatmaya kalktığında onun tarafından da olumlu bir dönüş alamamıştır. İlk başlarda sadece arkadaş olarak görmektedirler. 

Dizide bazı sembolizmelere de yer verilmiştir. Mesela Baki karakterinin isminin anlamına bakacak olursak sonsuz, sonu olmayan anlamlarına gelmektedir. Ama kendisi bir gassaldır. Sonu olan insanoğlunu son yolculuğuna uğurlarken yardımcı olma görevindedir. Bu açıdan zıtlıkla ilgili bir sembolizm hakimdir. 

Dizide küçükken bir  yetenek yarışmasında tanıdığı isim olan  sonradan oyuncu ve şarkıcı olarak hayatına devam eden Şahin Kendirci de yer almaktadır. Son sahnelerinde söylediği arabesk şarkıları ile diziye bütünleştirici bir katkı sağlamıştır. 

Beni etkileyen çok sahne oldu fakat en çok etkileyen ve oyunculuklarıyla bir resital sergilediklerini düşündüğüm baba-oğul sahnesiydi. 

Baki (Ahmet Kural) ve babası Haris (Mesut Akusta) karakterlerinin 7. Bölümde baba ve oğul için bir  yüzleşme sahnesi ile karşımıza geliyor. Baki karakterinin iç dünyanın, yaşadığı yalnızlığın onca zaman boyunca kimsesiz biri olarak hayatına devam etmesinin acısını babasına karşı kustuğunu görmekteyiz.

Bir diğer sahne zaten herkesin de bildiği o son sahne. Spoiler vermeden o sahneyi anlatmamak çok zor… sonu tahmin edilebilir bir son aslında benim gibi siz de dizi ve film tutkunu  biriyseniz sonunu nasıl olacağını tahmin edebilirsiniz. Küçük küçük sonunu tahmin edebiliyorsunuz. 

Gerçekten dram türünün hakkını vermişlerdi. Tahmin edilebilir bir son olmasına rağmen insanı acıya sürüklediği de bir gerçek.


İzleyenler ile yorumlarda buluşalım :)