Karain Mağarası
Karain Mağarası, Antalya'nın Döşemealtı ilçesi sınırları içerisinde yer alan Türkiye'nin en büyük doğal mağaralarındandır. 1946 yılından beri kazıların yapıldığı mağarada, günümüzden 500.000 yıl kadar önce yerleşke olarak kullanıldığı tespit edilmiştir.
Karain Mağarası, Türkiye ile Yakın Doğu tarihi açısından önemli bir Paleolitik merkezidir. Karain Mağarası'nda yapılan kazılarda Alp Paleolitik Çağ'dan Geç Roma Dönemi'ne değin uzanan büyük bir zaman dilimine referans sunan bulgular elde edilmiştir. Mağaranın antik dönemlerdeki kullanımı daha çok Adak Mağara (tapınak) niteliğinde olup, mağara alnı ve dış duvaları üzerinde Hellence kitabe ve nişler bulunmaktadır.
Bununla birlikte mağara, yeryüzünde bilinen paleolitik mağaralarının çoğu sadece bir dönemi temsil ederken Karain Alt, Orta ve Üst olarak kesintisiz bir katmanlaşma gödtermekte ve bu katmanlardan elde edilen veriler, özellikle Avrupa ve Yakın Doğu arasındaki bağlantılar ve göç yolları hakkında fikir vermesi açısında önem taşımaktadır. Karain'de gün yüzüne çıkartılan insan kalıntıları Anadolu'da bilinen en eski insan kalıntıları özelliğini taşımaktadır. Ayrıca mağarada ortaya çıkan taşınabilir sanat ürünleri Anadolu sanatının ilk örnekleridir. Ayrıca, verdiği bitki ve hayvan kalıntıları ile Batı Akdeniz'in eski çevresinin ortaya konmasında önemli bir rol üstlenmektedir.
İlk Kazılar
1946 yılında mağara, Kılıç Kökten tarafından keşfedilmiş olup mağaranın oluşumu hakkında yaptığı araştırmalar mağaranın ince dehlizlerle üç kayanın birleşimi sonucunda ortaya çıkmış olduğunu göstermektedir. Mağara, Çam diğer adıyla Katran Dağı'nın kalkerli dik yamaçlarında bulunan Çadır Tepesi içine doğal bir şekilde karstik olaylarla oyularak oluşmuştur. Mağara, Kretase yaşında 2 zamana ait kalkerler içinde bulunmakta.
1997 yılında mağara 1. derece arkeolojik doğal sit alanı ilan edilmiştir. Bu yılla birlikte yeteri kadar kazının yapılmamasından dolayı kazı çalışmaları tekrardan başlamıştır. Yapılan kazı çalışmaları neticesinde mağara içerisinde yarasaların yaşadığına dair izler de bulunmuştur. 2002 yılına gelindiğinde ise I. Yalçınkaya tarafından yapılan kazılar neticesinde az sayıda İlk Tunç Çağı çanak çömleği olmak üzere döneme ait buluntular ortaya çıkmıştır. Ayrıca mağaranın kullanım amacının da mevsimlik iskan olduğu tespit edilen bir diğer özelliği olmakta. Verdiği bu bitki ve hayvan kalıntıları ile Batı Akdeniz'in önemli yerleşimlerinden birisi olduğunu tescil ettiren Karain Mağarası, Dünya Mirası listesine de önerilmiştir.
Mağaranın E gözü kazılarında 1 adet kemik alet bulundu. Söz konusu aletin, hippopotam ya da fil gibi iri bir hayvana ait olduğu tespit edilmiştir. 2011 yılı kazıları sonucunda ele geçen bu örnek, söz konusu hayvana ait bacak kemiğinden üretilmiştir. Buluntu, VI. jeolojik üniteden ele geçmiştir. 400.000 yıldan daha eski veren bu ünitenin, hippipotam ve fil gibi hayvanları içeren bir faunaya sahip olduğu bilinmektedir.
B Gözü kazılarında ise 2013 kazı sezonu sonuna kadar toplam 395 adet kemik alet ele geçirilmiştir. Tanımlanabilen kemik aletlerin tipolojik incelemeleri sonucunda 7 grup alet tipi belirlenmiştir. Bunlar; ağaç kabuğu soymada kullanıldığı düşünülen "Ağaç Kabuğu Soyucu (Bark Extractor)", "Bızlar", "İğneler", "İşlenmiş Kemik ve Boynuzlar", "Kaşıklar", "Spatulalar" ve "Uçlar" şeklindedir. Günümüzde de mağara içerisinde kazı çalışmaları devam etmektedir.