Kerr

Bu yazımda Kerr filmini inceliyorum.

Geçen hafta usta yönetmen Tayfun Pirselimoğlu'nun kendi kitabından sinemaya uyarladığı son filmi Kerr İstanbul Film Festivalinden sonra Başka Sinemada vizyona girdi. Ben de Türkiye'de yarıştığı her festivalden ödülle dönen Kerr filmini hafta sonu izleme şansı bulabildim. Genel hatlarıyla başarılı bulduğum Kerr'i bu yazımda inceleyeceğim.

Kerr kelime olarak tekerrürün kökü. Aslında filmin ismi bile bize genel hikâyesi hakkında güzel bir ipucu veriyor. Ana karakterimiz Can babasının cenazesi için geldiği küçük bir Anadolu kasabasından geri dönmek üzere gittiği tren garında bir cinayete şahit oluyor. Bunun üzerine yaşadığı şokla polise giden Can kasabada bir süre daha kalmak zorunda olduğunu öğreniyor. Babası vasıtasıyla kasabadaki herkesin kendisini tanıdığını fark eden Can'ın gittikçe bu kasabada günden güne artan sıkışmışlığını izliyoruz Kerr'de. Sürekli tekrarlanan absürt diyaloglarla inşa edilen filmin senaryosunda tekrarlayan bir diğer unsursa Can'ın katili sürekli olarak görmesi. Aynı zamanda Kerr'in içindeki bir diğer ilginç unsursa pandemi yüzünden hepimizin aşina olduğu karantina durumunu kuduz köpekler üzerinden ele alınması. Filmde Can'la beraber yaşadığımız sıkışmışlık duygusunun gittikçe daha da kötüleşen görünmeyen bir tehlikeyle artması fikrini sevdim. Buradaki kuduz köpek figürünün bir metafor olduğunu tabii ki söylememe gerek yok. Aynı zamanda Kerr'de toplumsal hafıza, aidiyet duygusu, hiçbir şeyin göründüğü gibi olmaması gibi bir sürü alt metinde mevcut. Filmdeki oyunculuklara gelecek olursam, Erdem Şenocak Can karakterini kusursuz bir şekilde canlandırmış. Film boyunca içinde bulunduğu absürt ortama anlam verememe ifadesini beyaz perdeye çok realistik bir şekilde aktarmış. Jale Arıkan, Rıza Akın gibi yardımcı oyuncular da Erdem Şenocak'ın harikulade oyunculuğuna eksiksiz şekilde eşlik etmeyi başarmışlar. Kerr'in en sevdiğim yönü dört dörtlük ve Türk sinemasındaki ortalamanın çok çok üstünde bir seviyede olan sanat ve görüntü yönetmenliği. Andreas Sinanos ve Natali Yeres'e Kerr filmiyle birlikte hayran olduğumu söylemek istiyorum. İki isimde işlerini en üst seviyede yerine getirmişler. Kerr filminde bir diğer ilginç nokta ise Can karakteri bütün film boyunca yer altından gelen bir müzik sesi duyması. Burada yönetmenin vermek istediği mesajı gerçekten anlayamadım ama bu noktada müzik için Nikos Kypourgos'un adını geçirmezsem haksızlık yapmış olurum. Sonuç olarak Kerr'e 5 üzerinden 3.5 puan veriyor ve sinemaseverleri Kerr'i vizyondayken yakalamalarını tavsiye ediyorum.