Meritokrasi Nedir?

Herkes aynı tohumu ekse aynı ürünü biçer mi?

Meritokrasi, insanların bireysel yeteneklerinin onun toplumdaki gücünü ve yerini belirlediğini savunan görüştür. Buna görüşe göre sosyal hayatta bulunduğunuz konum tamamen kendi başarınızdır ve bu başarı aileniz, cinsiyetiniz, ırkınız gibi elinizde olmayan etkenlerden bağımsızdır. Peki meritokrasi bir görüş olarak doğru mudur? Hayat meritokrasiye göre mi ilerler?

Bu soruyu aslında bir örnek ile açıklamak istiyorum. Bu örnek meritokasi kelimesinin anlamını da öğrenmeme vesile olmuştu aslında. Esasında Tal Fortgang adındaki bir Priceton öğrencisinin diğer Priceton öğrencileri için yazdığı açık bir mektup olan bu örnek, kendisinin zengin bir aileden gelen beyaz bir erkek olarak doğmasının ona ayrıcalık kazandırdığını savunan öğrencilere bir cevap olarak yazılmıştı. Fortgang, bu yazısında ayrıcalıklı olduğunu savunanların kendisinin çabalarını görmezden geldiğini savunup şu anda geldiği konumun tamamen kendi yeteneklerine bağlı olduğunu söylüyordu. Bu fikrini savunmak için de ailesinin Yahudi olduğunu ve Hitler'den kaçtıklarından bahsediyor. Kaçıp Amerika'ya geldikten sonra ailesinin çok çalışıp zengin olduğunu, çocukluğundan beri güzel eğitim aldığını ve ayrıcalıklarının ailesinin alın terine bağlı olduğunu savunuyor Fortgang. Kendisinin bu görüşü hakkında farklı görüşlerin var olduğunu söylesem yalan olmaz, özellikle meritokrasi kendince ayrı bir tartışma konusuyken.

Fortgang'in aldığı eleştirilere örnek vermek gerekirse, Briana Payton adındaki bir Priceton öğrencisinin yazısından bahsedilebilir. Payton, ayrıcalıklı olmanın bir suç olmadığını ve Fortgang'in de bunu görüp kabul etmesi gerektiğini savunuyor. Fortgang'in kadınlardan ve farklı ırklara mensup insanlardan daha ayrıcalıklı olduğunu savunan Payton, bu düşüncesinin nedenini açıklamak için bu gruplardaki insanlara eskiden hak verilmediğini ve bu insanların hakları için savaşmış olduklarını anlatıyor. İnsanların hayata başlarkenki şanslarının eşit olmadığını savunuyor ve bu yüzden meritokrasinin yalan olduğunu söylüyor. Hatta siyahi bir kadın olsa bile kendi ayrıcalıklarının farkında olduğunu da belirtiyor Payton. Ailesinin durumunun iyi olmasının, ülkedeki dini çoğunluğun bir parçası olmasının ve hatta evde iki ebeveyn ile büyümüş olmasının bir ayrıcalık olduğunun farkında olduğunu anlatıyor.

Her iki tarafın da haklı görüşleri olsa da Payton'ın görüşüne çok daha fazla katıldığımı söylemem gerek. Kişisel olarak ayrıcalıklarımızın farkına varıp karşımızdaki insanlar ile empati yapmamız gerektiğini düşünüyorum ben de. Hiç kimsenin yaşam koşulları birbirinin aynısı değil ve bunun farkında olmak meritokrasinin yüzde yüz uygulanabilecek bir sistem olmadığını kanıtlıyor bence. Yine de benzer konumdaki insanlar için meritokrasi mümkün de olabilir, bunun hakkında da farklı görüşler olduğunu söylemek yanlış olmaz. Peki sizce meritokrasi mümkün mü?

Kaynakça:

https://time.com/85933/why-ill-never-apologize-for-my-white-male-privilege/

https://time.com/89482/dear-privileged-at-princeton-you-are-privileged-and-meritocracy-is-a-myth/

https://unsplash.com/photos/JYqLCa-rv7o?utm_source=unsplash&utm_medium=referral&utm_content=creditShareLink