Mona Lisa: Fernando Botero
Louvre'de sergilenen gizemli Mona Lisa'dan çok uzak, soyut ve yeni bir başyapıt ortaya çıkardı.
Kült eserleri bambaşka bir bakış açısına dönüştüren, özellikle 'kilolu fiğürleri' ile ünlü Fernando Botero'nun 1978'de yaptığı bu eser, Leonardo Da Vinci Mona Lisa'sının çarpıcı bir yorumu olarak karşımıza çıkıyor.
Eseri ilk kez görenler popüler kültürün gazabına uğramış her yerde ve her şekilde karşılarına çıkabilecek birçok tasarımının yeni Mona Lisa eserini görmüş hissine kapılsa da, sanatçının diğer eser özelliklerine bakarak da birçok sanatçının alışılmadık eser parodilerine rastlayabilir.
Kolombiyalı sanatçı kariyerine 1950'lerde Avrupa'nın ünlü sanatçılarının resimlerini kendi tarzında dönüştürmeye başlayarak bu sayede geçimini sağlamaya çalışırken bir yandan, İspanya'da sanat egitimini de tamamlayarak kendi özgün çizgilerinden oluşan resim stilinde yenilikçi eserler ortaya çıkarmış oldu. 1950'lerin sonlarında klasik sanatın ötesinde "daha hacimli, daha anıtsal, daha abartılı, daha aşırı yeni bir boyut" keşfettiğini belirtti.
Fernando Botero'nun sanat dünyasındaki yeri azımsanamayacak derecede ünü ile dünyanın en tanınmış isimlerinden biri olarak, sanatçının nerdeyse her eserinde öne çıkan absürtlükle beraber gösterişli insan, hayvan şekilleri, heykelleriyle de zamanın en özgün figüratif sanatçılarından biri olarak karşımıza çıkmaktadır.
Sanatçı, çevresinde sıklıkla konuşulan bir tür 'Boterismo' olarak anılan imza stiliyle zamanla artan küresel başarısı, şöhreti ve tanınırlığı ile eserleri birçok sanatçı ve koleksiyonerin ilgisini çekmeyi başardı.
Boterismo çizgilerinin en ünlü örneklerinden biri, Leonardo Da Vinci Mona Lisa'sını bir tür alışılmışın dışında abartılı bir parodi versiyonunu yarattı.
Benzersiz bir eser olmasının yanında o dönem için kendi fiğürlerini benimsemiş bir sanatçı olarak birçok duyguyu aynı anda hissedebildiğimiz tasvirleri, tamamen özgün eserleriyle Louvre'de sergilenen gizemli Mona Lisa'dan çok uzak, soyut ve yeni bir başyapıt ortaya çıkardı.
Mona Lisa gibi diğer birçok eserinde görüldüğü üzere, referans aldığı sanatçıların eserlerinin orjinal formlarının dışına çıkarak, kendine özgü parodisini tuvallerine çeşitli tasvirleri yansıtma biçimi ile Botero'nun eserleri Latin Amerikada anında tanınan, rutin olarak milyonlarca dolara satılarak çeşitli koleksiyonlarda yerini bulan alanında en çok koleksiyon yapılan sanatçılardan biri yaptı.
Botero, Mona Lisa'yı yeniden canlandırdığı deneme eserlerinde ise çeşitli poz, kıyafet ve renklerde tasvirlerine tezat bir keskinliği benimseyerek eser serisine daha geniş bir yelpazeden bakmamızı sağladı.
Mona Lisa eser serisinde, farklı teknikler ve oranlarla tipik klasik kompozisyonları reddederek, kendince kilolu fiğür özelliğini seri boyunca devam ettirdiği görülse de yine de eserlerini incelikle resmetti.
Eleştirmenler genellikle üslubunun abartılı parodileriyle alay etselerde o fiğürlerini koruyarak birçok eserde tekniğini konuşturmayı başardı.
"Bir sanatçı nedenini bilmeden belirli form türlerine çekilir. Bir pozisyonu sezgisel olarak benimser; ancak daha sonra onu mantıklı kılmaya veya haklı çıkarmaya çalışırsınız."
Dünyanın en gizemli eserlerinden birini farklı kompozisyonlarda alışık olmadığımız tarzlarla birleştirerek daha çocuksu yeni versiyonları, Botero'nun kariyerinde bir dönüm noktası oldu ve sanatını uluslararası alanda tanınır hale getirdi.
Fernando Botero tarzını, zamanla bu tür çalışmalar ile geliştirdi. Bu sayede kendini keşfederek benzer formlarda 'Botero versiyonu' imzasını koruyarak çok sayıda esere ve birçok kişiye ilham oldu.
Kaynakça;