Özgeçimsel Satranç Okuması

Kralların akıl oyunu satrancın, özgeçimsel okuması.


Satranca dair ilk yazılı belgelere M.S. 6 yy. da Kuzey Hindistan'da rastlanıyor. "Çatarunga" adıyla rastladığımız oyunun bugünkü adı, söylemlere göre buradan geliyor.


Kuzey Hindistan'dan yola çıkarsak şayet, satranç oyunu İran'a geçiyor.

İran'a gerçekleştirilen Arap fetihleriyle satranç, Arap kültürüne ve İslam kültürüne girmiş oluyor.

Satrancın bu yayılış yörüngesinde Avrupa'ya geçmesi Arapların İspnaya'yı fethiyle gerçekleşiyor. İspanya'dan da Güney Avrupa'ya ve ardından tüm Avrupa geneline...


Mısır piramitleri bu noktada biz tarih meraklılarını aydınlatan belgeler konumunda, öte yandan Çin'de ve Anadolu'da çıktığına dair görüşlerde mevcut.

Mezopotamya görüşlü tarihlendirmeler, satrancın görünür kılınırlığını günümüzden 4000 yıl öncesine, yaklaşık M.Ö. 2000 yıllarına götürüyor.

Mısır piramitlerinde satranç oynayan soylu tasvirleri, belki de kralların startejik planlarında ikinci bir akıl oluşturmada ya da eğlencesine oynadıklarının kanıtı verir gibi düşüncelere itiyor.

Satranç oynayan Mısır soylusu

4000 ya da 1500 (Kuzey Hindistan'ı baz alırsak) yılından ileriye 19. yy. a geldiğimizde satranç modern yapısını almaya başlıyor.

Getirilen bazı yenilik ve kurallarla, satrancın yapsını sistemleştiren adımlar atılıyor.

1886'da ilk kez dünya satranç şampiyonası düzenleniyor. Dönemin en başarılı satranç oyuncuları, Steinitz ve Zukertort gerçekleşiyor turnuva.


Wilhem Steinitz

Wilhem Steinitz, sağladığı 10 galibiyetlik sonuçla ilk resmî dünya satranç şampiyonası oluyor.

Steinizt, satrancı bilimsel olarak incelemiş ve stratejiler geliştirerek ilklerin tahtına oturmuştur.